| Burayı kalıcı olarak görmüyorsun, değil mi? | Open Subtitles | انت لاترى هذه المساحه كشيء دائم ،هل تفعل؟ |
| Birilerini uzun bir süre görmüyorsun, sonra görüyorsun ya sanki hiç zaman geçmemiş gibi oluyor. | Open Subtitles | عندما أنت لاترى شخصا ما , لفترة طويلة , لكن عندما تراه يبدو مثل أنه لم يمر أي وقت ؟ |
| - Neden daha iyi görmeye ihtiyacın var? - Çünkü gözlerim o kadar iyi görmüyor. | Open Subtitles | ولم تريد أن ترى بشكل أفضل بسبب أن عيناي لاترى كما يجدر بهما |
| Kadın, fırın temizleyicisini kullandığı hâlde ekranın üstündeki o küçücük kamera bir şey görmüyor. | Open Subtitles | كانت تنظف الفرن والان الكاميرا الصغيرة لاترى شيئاً |
| Ne yazık ki hangi parmağımı kaldırdığımı göremiyorsun. | Open Subtitles | انه من المؤسف انك لاترى اي اصبع ارفع الان |
| Sen göremiyorsun, çünkü o ifade suratını kaplıyor. | Open Subtitles | انت لاترى ذلك لان الامر واضح على وجهك |
| Norton sonrasını görmemen için seni oradan uzaklaştırdı. | Open Subtitles | ثم سحبك نورتون بعيدا, لكى لاترى ما سيلى ذلك |
| Elizabeth de her şeyi seninle aynı görmeyince onunla ilgili de bir sıkıntı var diyorsun. | Open Subtitles | وعندما لاترى اليزابيث كل شئ بالطريقة التي ترى بها انت تظن بأن هنالك خطب بها |
| Şimdi hiçbirşey görmüyorsun. | Open Subtitles | الان, أنت لاترى أي شيء بعد الان |
| Belki bunca yıl sonra görmüyorsun. | Open Subtitles | ربما بعد سنوات عديده,انت فقط لاترى. |
| Bana baktığında bir insan görmüyorsun. | Open Subtitles | عندما تنظر لي فأنت لاترى رجلا |
| Onları insan yapan yönlerini asla görmüyorsun. | Open Subtitles | أنت لاترى أبدا لم هم بشريون |
| Kadın, fırın temizleyicisini kullandığı hâlde ekranın üstündeki o küçücük kamera bir şey görmüyor. | Open Subtitles | كانت تنظف الفرن والان الكاميرا الصغيرة لاترى شيئاً |
| Annie'nin ne kadar güzel olduğunu görmüyor musun? | Open Subtitles | أحقاً لاترى كم آني مثيرة ؟ |
| Ama sen görmüyor musun? | Open Subtitles | ولكنك لاترى ذلك ؟ |
| Önündeki gerçeği nasıl göremiyorsun? | Open Subtitles | كيف أنت لاترى الحقيقة التي امامك ؟ |
| Yani sen o parayı göremiyorsun bile, değil mi? | Open Subtitles | إذا لاترى أيا من النقود |
| Arkasındaki hiçbir şeyi göremiyorsun. | Open Subtitles | لاترى شيئا بالخلف |
| Bunu görmemen gerekiyordu. Şüphesiz. | Open Subtitles | اهلاً من المفترض ان لاترى هذا |
| Amanda'yı görmemen gerektiği açıkça söylemiştik. | Open Subtitles | لقد أوضحنا لك بأن لاترى ( أماندا ) ْ |
| "Göz görmeyince gönül katlanır"dı belki. | Open Subtitles | " العين لاترى مايشعر به القلب ؟ |