| sakın ola çocuklarımdan söz etme. | Open Subtitles | ولا تقومي ابدا ,لاتقومي ابداً بالتكلم عن اطفالي |
| Her ne olursa olsun 6 dakika dolmadan panzehiri sakın kullanma. | Open Subtitles | الأن , تحت أي ظرف من الظروف لاتقومي بحقن الترياق قبل إنقضاء الست دقائق |
| Tuhaf hareketler yapma sakın. | Open Subtitles | لاتقومي بأي حركة غريبة |
| Peki, ödemeyi erteleyeceğim ama beni zor durumda bırakmayın lütfen. | Open Subtitles | حسناً سوف اجل الدفع لكن ارجوك لاتقومي بإحراجي |
| Bu tarafa bakma lütfen. Hâlâ başının arkasını çekiyordum. Beni çekmeyi bırakır mısın lütfen? | Open Subtitles | لاتقومي في الإلتفاف لأنني لم أنتهي من توثيق تسجيل رأسكِ من الخلف |
| O çok sevdiğin aşırı tepki verme işini yapma lütfen. Aman Tanrım, bu Joel. Nerede? | Open Subtitles | حسناً فقط لاتقومي بالمبالغه بتلك الطريقه التي تحبي القيام بها ياإلهي ذلك جويل |
| Bir daha böyle bir dolap çevireyim demeyin sakın! | Open Subtitles | لاتقومي بأداء حركة خطرة كهذه مُجدداً! |
| Yapma bunu sakın. | Open Subtitles | أجل، لاتقومي بذلك |
| Tanrım, sakın başlama. | Open Subtitles | يا إلهي. لاتقومي بذلك حتى |
| - sakın kimseye söyleme ama. | Open Subtitles | إنه ... لاتقومي بقوله لأحد. |
| - Hayır, lütfen Zoe yazma. | Open Subtitles | لا، لاتقومي بوضع زوي على اللوح |
| "Bunu dinlerken lütfen dişlerini çok gıcırdatma. | Open Subtitles | "أرجوكِ، لاتقومي بطحني أسنانكِ بقوة " "حينما تسمعي يصلكِ هذا الكلام سأكون بانتظاركِ في السيارة" |
| - lütfen çocuğuma ne yapacağını söyleme. - Kusura bakma, birinin yapması lazım. | Open Subtitles | من فضلكٍ، لاتقومي بتقويم ولدي - حسنٌ، على أحدهم فعل ذلك - |
| Okulda yeni arkadaşlar edin lütfen. | Open Subtitles | لاتقومي بعقد صداقات في المدرسة , أرجوك |
| lütfen şamana sarılmayın. | Open Subtitles | أرجوكِ لاتقومي بعصر الكاهن |
| lütfen bunu yapma. | Open Subtitles | أرجوكِ، لاتقومي بذلك |
| - lütfen şikayetçi olmayın. lütfen. | Open Subtitles | - أرجوك لاتقومي بوضع التهم |