Şirketin teknolojisini kullanarak seni evine geri göndermenin bir yolunu bulabiliriz diye düşündüm. | Open Subtitles | اعتقدتُ أنّهُ يمكننا استخدام الزمن لاكتشاف طريقة لاستغلال تكنولوجيا الشركة و بطبيعة الحال إرسالك للمنزل. |
Bana ihtiyacım olan kanıtı ver, ben de onu, kendi Piron girişimini kullanarak Guantanamo'ya postalayayım. | Open Subtitles | لقد أعطيتنى الدليل الذى أحتاجه و سأكون سعيد لاستغلال مبادرة شركته بيرون لركل مؤخرته |
Ama şunu düşünmeye başladım, çağdaş ve gelişen teknolojiyi kullanarak, 100 yıldır kullandığımız geleneksel film çekme yöntemleriyle belki de anlatamayacağım farklı türdeki öyküleri farklı yöntemlerle anlatmanın bir yolu var mı? | TED | لكنني فكرت، هل من طريقة لاستغلال التقنيات الحديثة والمتطورة واستخدامها لرواية القصص بشكل مختلف ولرواية أشكال مختلفة من القصص لن نستطيع روايتها بالشكل التقليدي لصناعة الأفلام الذي نتبعه منذ 100 عام |
Ve o dakikayı erkek arkadaşına mesaj göndermek için kullanmak ise bencilliktir. | Open Subtitles | و لاستغلال هذه اللحظة . . لارسال رسالة إلى صديقكِ . . |
Ciddiyim, yeteneğin var ve eğer April bu yeteneğini kullanmak için bir fırsat sunuyorsa... ..hem de sahnede, kabul etmek zorundasın. | Open Subtitles | حقا ، لديك موهبة كما تعلم واذا كانت ابريل تعرض عليك الفرصة لاستغلال هذه الموهبة |
Ama buradaki sunulan besini kullanmak için doğru ekipmanlara ihtiyacınız var. | Open Subtitles | لكن لاستغلال الطعام ،المتوفر هنا ستحتاج للأداة الصحيحة |
Bunu kullanarak bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | لذا أحاول اكتشاف طريقة لاستغلال ذلك |
Bunu kullanarak bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | لذا أحاول اكتشاف طريقة لاستغلال ذلك |
Doğu Gorteau ile NYY arasında kanunsuz işler döndüğü ve uluslararası camianın bu olayı fırsat bilerek zor kullanarak soruşturmayı sürdüreceği söylentileri ortalıkta dolaşmakta. | Open Subtitles | "يُشاع أن أنشطة محظورة تجري بين (غوريتو) الشرقيّة و(ن.خ)" "والمجتمع العالميّ يصبو لاستغلال تلك الأحدوثة" "كفرصة للقيام بتحقيق أشدّ قوّة" |
Meğer o şeyi senin yüksek seviye D.C. memurlarına olan erişimini kendi çıkarına kullanmak için yapmış. | Open Subtitles | كما اتضح، قالت انها بنيت هذا الشيء لاستغلال وصولك إلى مستوى عال من ضباط جمهورية الأرض |
Soracağın sorunun içeriği muhtemelen... ofisin gücünü kötüye kullanmak ile alakalıdır. | Open Subtitles | السؤال يتضمن سؤالك لي لاستغلال سلطة مكتبي بصورة زائدة |
Fakat tüm dış yüzeyin ve diğer alanların potansiyelini kullanmak için yarı geçirgen alanlar, kavisli yüzeyler ve gölgelikler gibi organik fotovoltaiklerin önemli bir katkı sunacağına inanıyorum ve herhangi bir mimaride yapılabilir ve planlayıcılar da bu isteyeceklerdir. | TED | ولكن لاستغلال المساحات في كل الواجهات والمناطق، كمثل المساحات شبه الشفافة، الأسطح المنحنية والمظللة، فإني أعتقد بأن الخلايا الكروضوئية العضوية يمكنها أن تساهم مساهمةً فاعلة، ويمكنهم أن يشكلوها بأي شكل حسب حاجات المخطط والمهنس المعماري ورغباتهم. |