| Onun Bayan Lawler olduğundan emin değiliz. Hem olsa bile babamla ilişkisi olduğunu kanıtlamaz ki. | Open Subtitles | نحن لسنا متاكدين انها السيدة لاولر وحتى ان كانت,هذا لايثبت وجود العلاقة |
| Eski dünyadan şeyler. Bu insanlar yıllar önce öldüler. Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | أشياء من العالم القديم هؤلاء الناس ماتوا منذ سنوات عديدة هذا لايثبت أي شئ |
| Ama benim mucizelerimin eşini yapabiliyor olmanız, hiçbir şekilde benimkilerin gerçek olmadığını kanıtlamaz. | Open Subtitles | لكن بكونك تكرر معجزاتي، فهذا لايثبت أنها غير حقيقية |
| Yalnızca gemiler inşa ediyor olmanız, hiçbir şey kanıtlamaz. | Open Subtitles | {\an8} فقط بسبب أنكم بنيتم السفن هذا لايثبت أي شيء, |
| Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. Doğru söylüyor olamaz mı? | Open Subtitles | هذا لايثبت أي شيء - ألا يجعلك تعتقد بأن ربما يقول الحقيقة - |
| - Buralarda olacaktı. Onu kredi kartını kullanırken yakalasak bile bu, Tony'i öldürdüğünü kanıtlamaz. | Open Subtitles | حتى وانت امسكنا به وهو يستخدمها هذا لايثبت انه قتل "توني" |
| Fakat bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | ولكن ذلك لايثبت أي شيء |
| Bu seni aldattığını kanıtlamaz ki. | Open Subtitles | لكن هذا لايثبت أنه يقيم علاقة |
| Hiçbir şey kanıtlamaz. | Open Subtitles | هذا لايثبت أي شيء |
| -Bu hiç bir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | هذا لايثبت أي شيء |
| Hayır hayır, bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | لا لا، ذلك لايثبت أي شيء بسبب |
| Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | حسنا ، هذا لايثبت اي شيء |
| Bu bir şeyi kanıtlamaz. Dövme sadece. | Open Subtitles | هذه لايثبت أي شئ إنه وشم. |
| Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | هذا لايثبت اي شيء |
| Hiçbir şeyi kanıtlamaz. | Open Subtitles | لايثبت أي شيء. |