Ne yazık ki aşkım, ben bu berbat hücrede olduğum sürece birlikte olmamızın bir yolu yok. | Open Subtitles | المرنه للاسف , حبيبي لايوجد طريقة لان نكون معا , طالما ان فى هذه |
Bunu söylemenin daha iyi bir yolu yok, benimle bir daha temas kurmanı istemiyorum. | Open Subtitles | ، لايوجد طريقة سهلة لقول هذا لكن، لاأريدكِ أن تتصلي بي ثانيّةً |
Bunu söylemenin kolay bir yolu yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة مناسبة لفتح الموضوع |
Hayatta olduğumu bilmesine imkan yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة يمكن بها ان يعلم انني على قيد الحياه |
Düğünü ertelememize izin vermesine imkan yok! Denedik en azından. | Open Subtitles | لايوجد طريقة يدعنا نؤجل هذا الزفاف ، حسناً ، لقد حاولنا |
Bu işi yapmanın başka bir yolu yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة أخرى , لسحب هذه خارجاً |
Eğer dahası varsa, bunu bilmemizin bir yolu yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة لمعرفة إذا كان هناك المزيد |
Biliyorsun, bunu yapmanın kolay bir yolu yok. Diyorum ki maaş çeklerine 1,5% ekleyelim ve hiç bir şey söylemeyelim. | Open Subtitles | تعرف، لايوجد طريقة سهله لعمل هذا رأيي أن نزيد 1.5% لرواتبهم ولا نخبر أي احد |
Bunun kime ait olduğunu anlamanın bir yolu yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة لمعرفه صاحب التوقيع |
Yoksa bir yolu yok mu? | Open Subtitles | أم أنه لايوجد طريقة ؟ |
Söylememe imkan yok. | Open Subtitles | لايوجد طريقة لمعرفة ذلك |