| Onlara göz kulak ol. Boşa mermi yakmalarına izin verme. | Open Subtitles | . راقبهم جيداً لا تتركهم يضيّعون أية رصاصة أخرى |
| Johnny, sen bir beyazsın. Bunu yapmalarına izin verme! | Open Subtitles | جوني، أنت رجل أبيض لا تتركهم يفعلون ذلك. |
| Onlara dikkat et. Bozuk birşey yapmalarına izin verme. | Open Subtitles | راقبهم ، يا ولد لا تتركهم يفعلون شيء خاطئ |
| O kuruntulu hippilerin seni etiketlemesine izin verme. | Open Subtitles | لا تتركهم يعبثوا برأسك يا رجل ويسموك مجنونا |
| Tatlım, kitaplarıma bakmak istiyorsan, lütfen şunları yerde bırakma. | Open Subtitles | و، يا عزيزي، اذا أردت النظر إلى كتبي... ، أرجوك لا تتركهم على الأرض. |
| Sakın onlara saçma şeyler söyleme | Open Subtitles | لا تتركهم يستغفلونك الى ذلك الهراء |
| Burada ölmelerine izin verme. Anladın mı? | Open Subtitles | لا تتركهم يموتون في هذا المكان |
| Dövüşmelerine izin verme. Neler oluyor? | Open Subtitles | لا تتركهم يتشاجرون, ما الذي يجري؟ |
| Aynı şeyi tekrar yapmalarına izin verme. | Open Subtitles | لا تتركهم يفعلون لك ذلك مرة أخرى |
| Bana bir şey yapmalarına izin verme, lütfen. Karşı koymayacaktın. | Open Subtitles | لا تتركهم يفعلون هذا بي , من فضلك |
| Eğer bir korsan gemisiyse beni ellerine geçirmelerine izin verme. | Open Subtitles | لو كانوا قراصنه لا تتركهم يعالجوني |
| Korsan gemisiyse, beni yakalamalarına izin verme. | Open Subtitles | لو كانوا قراصنه لا تتركهم يمسكونني |
| Ağacımı kesmelerine izin verme. | Open Subtitles | إنّها لا تعلم أنّني خائفة... ... لا تتركهم يقطّعون شجرتي... |
| Yüce Tanrım, beni ateşe yollamalarına izin verme. | Open Subtitles | إلهي, لا تتركهم يرسلونني إلى النار. |
| Çıkmalarına izin verme! | Open Subtitles | لا تتركهم يصعدون |
| Çıkmalarına izin verme! | Open Subtitles | لا تتركهم يصعدون |
| Seni uyutmalarına izin verme. | Open Subtitles | لا تتركهم يخلدونك للنوم |
| Seni kesmelerine izin verme. | Open Subtitles | لا تتركهم يقطّعوك |
| Bana bak. Hadi. Seni burda ağlarken görmelerine izin verme. | Open Subtitles | لا تتركهم يروا أنّك تبكي هناك |
| Tanrı'dan şunu diledim, "Onları da beni de yüzüstü bırakma. | Open Subtitles | لذا، سألت الرب قائلاً، "لا تتركهم ولا تتركني". |
| Sakın onlara kendini ezdirme. | Open Subtitles | اسمع لا تتركهم |