| Sana ait olmayan şeyleri almaman gerektiğini bilmiyor musun? | Open Subtitles | ألا تعلمي بأنه لا يحق لك أن تأخذي أشياء لا تخصك |
| Sana ait olmayan bir seyi calan hirsizsin | Open Subtitles | أنت مجرد لص يعمل فى الليل وتسرق الاشياء التى لا تخصك |
| Bunun cevabını biliyorsun. Sana ait olmayan bilgilerin yer aldığı, taşınabilir bir belleğin varmış. | Open Subtitles | أنت تعرف مُرادي, أُشيع أنك تمتلك قرص محمول, به معلومات لا تخصك |
| Doğrusu bu referanslar çok etkileyici olsa da, duygularım seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | على قدر ما تبدو تلك المؤهلات مثيرة للاعجاب لكن مشاعرى لا تخصك |
| Bu şeyler, seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | هذه الأمور لا تخصك |
| Bu bozukluk sadece senin değil. Benimde pay almam gerekir. | Open Subtitles | - هذة العملة لا تخصك وحدك , ينبغىأناخذحصتى. |
| Kızımı bana getirebilirdin ama seni ilgilendirmeyen şeyleri araştırıp anlaşmayı karmaşık hale getirmeyi seçtin. | Open Subtitles | كان يمكنك جلب ابنتي لي لكن بدلاً من ذلك اخترت تعقيد إتفاقنا بالتحقيق في أمور لا تخصك. |
| Başkalarının evine girdin ve sana ait olmayan şeyler aldın. | Open Subtitles | لقد دخلت الى منازل أشخاص وأخذت أشياءا لا تخصك |
| Her zaman size ait olmayan şeyleri alırsınız. | Open Subtitles | دائما تأخذ الأشياء التي لا تخصك |
| Elinizde size ait olmayan şeyler var. | Open Subtitles | لديك بعض الأشـياء التي لا تخصك... |
| Bu konular seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | هذه الأمور لا تخصك |
| İşin mantığı seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | و المبررات لا تخصك بأي شيء |
| Mali durumum seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | تدابيري المالية لا تخصك. |
| Şimdi inanıyorum. Bıçak senin değil. | Open Subtitles | حسناً ، أنا أصدقك الآن السكينة لا تخصك |
| sana ait değil. senin değil. | Open Subtitles | أنها لا تخصك أنها ليست لك |
| seni ilgilendirmeyen işlere karışma. | Open Subtitles | لا تتدخلى فى أمور لا تخصك |
| seni ilgilendirmeyen eşyaları kurcalama. | Open Subtitles | إبتعد عن الأشياء التي لا تخصك |