Uçmak için ayık olman gerekiyor. Yani, bu araba kullanmak gibi değil. | Open Subtitles | يجب أن تكون يقظاً لكي تطير، فهي لا تشبه قيادة السيارات |
- Bu iş, geçen geceki gibi değil. - Ne? | Open Subtitles | انها لا تشبه ما لم نحصل عليه بالامس ماذا؟ |
Sos hiç fena değil annenin yaptığı gibi değil ama hiç olamaz zaten, değil mi? | Open Subtitles | صلصة اللحم ليست سيئة ، أعني لا تشبه صلصة والدتك التي كانت تعدها لكن لاشيء مثلها أليس كذلك ؟ |
Sana şunu söylemeliyim ki, hiç düşündüğüm gibi değilsin. | Open Subtitles | علي اخبارك انت لا تشبه ماتوقعتك ان تكون |
Bu tüyler, günümüz kuşlarında olduğu gibi değildir. | Open Subtitles | لا تشبه تلك الريشات التي بالطيور المعاصرة |
Uzayda gördüğümüz tüm bu güneş sistemlerinin hiçbiri kesinlikle bizim güneş sistemimize hiç benzemiyor. | Open Subtitles | جميع هذه الأنظمة الشمسية التي نراها في الفضاء الخارجي نجد أنها لا تشبه نظامنا الشمسي مطلقًا |
Jonathan'a hiç benzemiyorsun, bizi kandırmaya çalışma. | Open Subtitles | ، أنت لا تشبه جوناثان . لذا لا تدّعى ذلك |
Şunlardan birisi diğerleri gibi değil... | Open Subtitles | واحدة من تلك العملات لا تشبه الأخرون.. ، عثرت عليك |
Akıllı bileklikler gibi değil, belki bazılarınızda vardır kalp ritminizi ve attığınız adımları sayan ya da uyku aktivitenizi ölçen aletlerden değil. | TED | وهي لا تشبه متعقب اللياقة البدنية الذي قد يرتديه بعضكم لقياس معدل ضربات القلب أو عدد الخطوات التي مشيتها، أو حتى نشاط النوم. |
Sen ve o, bizim ilişkimiz gibi değil, değil mi? | Open Subtitles | علاقتكِ معه لا تشبه علاقتنا معاًَ ؟ |
İşaretçinin etkileri dini metinlerde yazılanlar gibi değil ve biz konuştukça ekibin siliniyor. | Open Subtitles | الآثار من "العلامة" لا تشبه أي شيئ من ما هو مُوَثّق في النصوص الدينية وطاقمك يتعرّض للإبادة بينما نحن نتكلّم |
Kusursuz değil, modern bir ayna gibi değil. | Open Subtitles | ليست متقنة و لا تشبه المرايا الحديثة |
Bunlardan biri, diğerleri gibi değil Bu sensin! | Open Subtitles | واحدة من تلك العملات لا تشبه الأخرون.. |
Dave, sen Alan gibi değilsin, tamam mı? | Open Subtitles | (ديف)، أنتَ لا تشبه (آلن) البتّة، اتّفقنا؟ |
Fotoğraftaki gibi değilsin. | Open Subtitles | أنت لا تشبه صورتك |
Bu gerçek bir İtalyan kahvesi. Normal kahve gibi değildir. | Open Subtitles | هذه قهوة إيطالية إنها لا تشبه القهوة العادية ,إنها... |
Basketbol hayat gibi değildir. | Open Subtitles | كرة السلة لا تشبه شيء فى الحياة |
Kokusu da bildiğim hiç bir istiridye sosuna hiç benzemiyor. | Open Subtitles | ورائحته لا تشبه رائحة صلصلة المحار التي أعرفها |
Fotodaki kişi, şüphelinin robot resmine hiç benzemiyor. | Open Subtitles | هذه الصورة لا تشبه أبدا الرسم التشبيهي الذي حصلنا عليه للمشتبه |
Bir şey diyeyim mi? Kardeşine hiç benzemiyorsun. | Open Subtitles | أتعرف، أنت لا تشبه أخاك في شيء |
Kardeşine hiç benzemiyorsun. | Open Subtitles | لعلمك، لا تشبه أختك. |