Bu dönemden kalan neredeyse hiç yazılı kayıt yok, o yüzden tarihi doğru bir şekilde yeniden kurgulamak hiç kolay değil. | TED | لا تكاد توجد أي سجلات مكتوبة من ذلك الوقت، لذا من الصعب إعادة تشكيل تاريخٍ صحيح. |
Nasıl bir kadın neredeyse hiç tanımadığı bir adamın çocuğunu ister? | Open Subtitles | أي امرأة تريد طفلاً من رجل لا تكاد تعرفه؟ |
30 yıla kadar yaşayabilen yapraklarını neredeyse hiç dökmezler. | Open Subtitles | لا تكاد تستغني عن إبرها والتي تبقى ل 30 عاما |
Küçük, kahverengi. neredeyse ağırlığı yok. Gayet sıradan gözüküyor. | Open Subtitles | أنها صغيرة ، انها بنية لا تكاد تزن أي شيء تبدو عادية جدا، |
Öyle ki, kayiplar neredeyse hissedilmez bile. | Open Subtitles | بحيث أن تلك الخسارة لا تكاد تذكر. |
Doğrusu, karım neredeyse hiç susmaz. | Open Subtitles | في الحقيقه، زوجتي هنا لا تكاد تصمت |
Yüzüme bile bakmıyor neredeyse. | Open Subtitles | لا تكاد تستطيع النظر في في عيني |
Ama neredeyse çok ödüllendirici değil. | Open Subtitles | ولكن لا تكاد ان تكون مجزية جدا |
neredeyse ağırlığı yok. | Open Subtitles | لا تكاد تزن أي شيء. |