Bunu söylemenin kolay bir yolu yok, doğrudan söyleyeyim: | Open Subtitles | لا توجد طريقه سهله لأقول هذا لذا سأقولها فقط |
Çıkış yolu yok. Tüm çıkışlar kapatıldı. | Open Subtitles | لا توجد طريقه للخروج من المبنى، فهو في حالة الإغلاق التامّ. |
İçini göremiyorum. Etkisiz hale getirmenin yolu yok. | Open Subtitles | لا يمكنني رؤية ما بداخلها لا توجد طريقه لايقافها |
İçini göremiyorum. Etkisiz hale getirmenin yolu yok. | Open Subtitles | لا يمكنني رؤية ما بداخلها لا توجد طريقه لايقافها |
Başka yolu yok. Ho Şi Min polisinin onu yakalamak için... operasyon başlattığını öğrendik. | Open Subtitles | لا توجد طريقه اخرى ...لقد أعلمتنا شرطه هوتشي |
Muhammed Ali'yi anlatmanın bir yolu yok. | Open Subtitles | اعني, لا توجد طريقه للتعريف عن محمد علي |
Hayır, başka yolu yok. | Open Subtitles | لا توجد طريقه اخرى |
Seni durdurabilmemin hiç yolu yok mu? | Open Subtitles | لا توجد طريقه لأيقافك ؟ |
Başka yolu yok. | Open Subtitles | لا توجد طريقه أخرى. |
Başka yolu yok. | Open Subtitles | لا توجد طريقه أخرى |
Tam olarak bilmenin bir yolu yok, eğer birisi bir ödeyecek mi yoksa ödemeyecek mi. | Open Subtitles | لا توجد طريقه لمعرفة |