| Pay çıkarmayla bir ilgisi yok. Kamu güvenliği için endişeleniyorum. | Open Subtitles | لا شأن لى باكتشافكما ،إننى أهتم بالأمان العام |
| Yasa dışı şeylerle ilgisi yok. | Open Subtitles | رجل أعمال لا شأن له في الأعمال الغير شرعيّة |
| Teğmen o yasaları çiğniyor biliyorum ama burada karşı karşıya olduğumuz şeyin yasalarla bir ilgisi yok. | Open Subtitles | حضرة الملازم، أعلم أنّه يخالف القانون. لكن ما نواجهه لا شأن له بالقانون، بل بالنجاة. |
| Burada hiç bir işin yok senin. | Open Subtitles | هيي يا رجل, لا شأن لك هنا. |
| Neden bahsettiğini bilmiyorum, yemin ederim. Bununla bir ilgim yok. | Open Subtitles | لا أعرف عما تتحدث أقسم أني لا شأن لي بهذا |
| Bankanın soyulmasıyla bir alakam yok. | Open Subtitles | لا شأن لي بسرقة البنك |
| William aile servetinin varislerinden birisi, evet... İş yönetmekle hiç bir alakası yok.. | Open Subtitles | ويليام أحد الورثة في العائلة , هذا صحيح و لكن لا شأن له في إدارة العمل |
| Bilmek istiyorum. Senin üstüne vazife değil. İçeri girmeni emrediyorum. | Open Subtitles | لا شأن لَك، يسِرنِي أن تعَودي لِلداخِل، الأن |
| Bak, yemin ederim ki arkadaşınla hiçbir ilgim yok, tamam mı? | Open Subtitles | اسمعي, اقسم بالله لا شأن لي مع ضياع صديقتك, حسن ؟ |
| - Ailem seni alakadar etmez oğlum. | Open Subtitles | - لا شأن لك بعائلتي أيها الشاب - |
| Seni hiç ilgilendirmez. Beni tanımıyorsun. Babamı da tanımıyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنه لا شأن لك بهذا، فأنت لا تعرفيني ولا تعرفين أبي |
| Varsayalım ki, onunla hiç ilgisi yok, adı her neyse. | Open Subtitles | بافتراض ان ذاك الرجل لا شأن له بالامر |
| Aptal onun bu işle hiç bir ilgisi yok. | Open Subtitles | أيها الأحمق ، لا شأن لذلك بهذا الأمر |
| Bay Marshall'ın otelimizle hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | السيد مارشال لا شأن له بفندقنا |
| Bay Marshall'ın otelimizle hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | السيد مارشال لا شأن له بفندقنا |
| Bunun benim politik kariyerimle hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | هذا لا شأن له بحياتي السياسية. |
| Bunun birlikte yaşamakla bir ilgisi yok. | Open Subtitles | لا شأن لهذا بأنّ بعيشنا مع بعض. |
| Uyuşturucu benim, arkadaşlarımın hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | كل المخدرات لي ، أصدقائي لا شأن لهم بها |
| Dilini tut. Burada işin yok, Kaleb. | Open Subtitles | أغلق فمك لا شأن لك بهذا كاليب |
| Karına olanla hiçbir alakam yok. | Open Subtitles | لا شأن لي بما حدث لزوجتك |
| Onların bu konuyla hiç bir alakası yok, ama eğer bana ifade verdirirsen... | Open Subtitles | ..لا شأن لهم بهذا لكن لو أجبرتيني على ..الإدلاء بالشهادة |
| - Aile hayatım üzerine vazife değil. | Open Subtitles | إنها حياتي العائلية لا شأن لك بما فيها |
| Sen de babana dogruyu söyleyecegine yemin edeceksin. Sakatliginla hiçbir ilgim olmadigini söyleyeceksin. | Open Subtitles | وستقسم على أن تخبر أباك أنه لا شأن لي بتشويهك. |
| - Ailem seni alakadar etmez oğlum. | Open Subtitles | - لا شأن لك بعائلتي أيها الشاب - |
| Seni hiç ilgilendirmez. Beni tanımıyorsun. Babamı da tanımıyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنه لا شأن لك بهذا، فأنت لا تعرفيني ولا تعرفين أبي |