| Ve dünyadaki hiçbir şey beni sana geri dönmekten alıkoyamaz. | Open Subtitles | و لا شئ في هذا العالم سيمنعني من العودة إليك |
| Bak... Modada, sinemada, hiçbir şey... | Open Subtitles | انظري، لا شئ في الموضة، في السينما، لا شئ |
| hiçbir şey iyi değil. Daha çok erken. Çok hassaslar. | Open Subtitles | لا شئ في هذا بخير ، هذا مبكرٌ كثيراً و هنالك الكثير من الألم |
| Yapacak bir şey yok, çocuğum. Koleje yıllardır bağış yapıyorum. | Open Subtitles | . لا شئ في ذلك ، يا بني لقد منحتُ أموالـي لتلك الجامعة لسنوات |
| Tarama tamamlandı. Etkilenen üç yer var. Fakat beyninde bir şey yok. | Open Subtitles | الفحص انتهى، ثلاثة أماكن لكن لا شئ في المخ |
| Tarama tamamlandı. Etkilenen üç yer var. Fakat beyninde bir şey yok. | Open Subtitles | الفحص انتهى، ثلاثة أماكن لكن لا شئ في المخ |
| Sitedeki hiçbir şey seni öldürmeleri için bir sebep değil. | Open Subtitles | لا شئ في مدونتكِ يجعلهم يريدون قتلكِ هل كنتِ تعملين على قصة معينة مع ذلك المحرر؟ |
| Evrendeki başka hiçbir şey yaptıklarını yapamaz. | Open Subtitles | لا شئ في العالم يستطيع فعل ما تستطيعين فعله |
| Ayrıca o camın dışında hiçbir şey yok! | Open Subtitles | و أنت تنظرين إلى لا شئ في الشباك |
| Büyülü kutumda hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لا شئ في علبتي السحرية |
| hiçbir şey, gerçekten. | Open Subtitles | لا شئ في الواقع |
| hiçbir şey. | Open Subtitles | لا شئ في الواقع |
| Bu yıl hiçbir şey eskisi gibi olmadı. | Open Subtitles | أعني ، لا شئ في هذا العام جيد |
| Genetik yapısında şehre zarar verecek bir şey yok. | Open Subtitles | لا شئ في تركيبته الجينية يمكن أن يؤدي لتلويث المدينة |
| Bu tarafta da bir şey yok mu? | Open Subtitles | حسناً لا شئ في هذا الجانب؟ |
| Evinde bir şey yok. Tamamen zaman kaybıydı. | Open Subtitles | لا شئ في منزلها مضيعة للوقت |
| Aksiyal görüntüde bir şey yok. | Open Subtitles | لا شئ في المنظر المحوري |
| 18'inde bir şey yok. | Open Subtitles | لا شئ في يوم 18 |
| Burada bir şey yok. | Open Subtitles | لا شئ في الخارج |
| Ceplerinde bir şey yok, cüzdanı da yok. | Open Subtitles | لا شئ في جيبه, لا يوجد محفظة. |