| Sadece iyi misin, neler yapıyorsun diye bakmaya gelmiştim. | Open Subtitles | لا شيء فقط أراك اذا أنت بخير ارى ماذا تفعل |
| - Hiç bir şey, Sadece bataklık gazıydı. Bakın, burada doğaüstü Hiçbir şey olmuyor. | Open Subtitles | لا شيء , فقط غازات المستنقع أترون , لا يوجد أي شيء خارق هنا |
| Hiçbirşey Sadece nerden geldiğini öğren | Open Subtitles | ثم لا شيء فقط لمعرفة من أين جاءت تلك الخصال |
| Hiçbir şey. Cezamı çekip eve gideceğim. | Open Subtitles | لا شيء فقط أن أقضي مدة سجني ثم أعود إلى بيتي |
| - Bir şey yapmadım, ben Sadece patlama olduğunda binanın yakınındaydım. | Open Subtitles | ماذا فعلت؟ لا شيء, فقط كنت بقرب المبنى عندما انفجر |
| Hiç. Sadece Work Bench için katalog çekimim var. | Open Subtitles | لا شيء, فقط لدي جلسات التصوير للورك بينش ذلك كل شيئ |
| Bir şey yok, Sadece düğününde adımın "Bradshaw" yazılmamasına şaşırdım. | Open Subtitles | لا شيء , فقط متفاجأة بأني لست مسجلة بإسم برادشو في زفافك |
| Hiç. Sadece mektubunun bir kısmını karalamışlar. Umarım iyidir. | Open Subtitles | لا شيء, فقط أنهم حجبوا شيئاً مما كتبه, آمل أنه بخير. |
| - Önemli bir şey değil, Sadece ruh eşinle tanışırken en iyi hâlinde olmak istersin diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | ماذا؟ لا شيء فقط اعتقد انك قبل ملاقاة شريكة روحك |
| Hiçbir şey, Sadece bu eski kutudaki şeylere bakıyordum. | Open Subtitles | لا شيء, فقط امر من خلال صندوق قديم لبعض الاغراض |
| Birşeyim yokmuş. Sadece dinlenmeliymişim. | Open Subtitles | تقريباً لا شيء فقط أحتاج إلى الراحة |
| Hiçbir açıklama yapılmadı, neden gösterilmedi, hiçbirşey yok, Sadece "çık dışarı". | Open Subtitles | بلا تفسير، بلا سبب، لا شيء فقط "أخرجوا الآن" |
| Bir akşam barakada, tembel tembel oturuyordum, Sadece eve bakıp annemin İncil dersim için çıkıp gelmesini bekliyordum. | Open Subtitles | كنت اجلس في الخارج والبس حذاءا واحدا وكل ما افعله هو لا شيء فقط احدق النظر في الحائط منتظرا خروج امي لتعطيني درسا دينيا في الانجيل |
| Bir şey yok. Sadece kafatasım çatladı. | Open Subtitles | لقد كان الأمر جاداً - أنه لا شيء, فقط شرخ في الجمجمة - |
| Hiç. Sadece gösteri için. Bunu tut. | Open Subtitles | لا شيء فقط للعرض أمسك هذا شكراَ |
| Sadece hiçlik olmayacak. | Open Subtitles | تعلَم، لَن يكون هُناك لا شيء فقط |
| Hiçbir şey, yalnızca çağrımı alıp almadığını ve uğrayıp beni de alıp alamayacağını, ya da... | Open Subtitles | لا شيء فقط أتأكد إذا وردتك المكالمة و إذا كنت ستأتي لكِ تصطحبني |
| Hiçbir şey... Benim vücudum ve nasıl istiyorsam öyle yaparım. | Open Subtitles | لا شيء , فقط إنه جسمي و سأعتني به بالطريقة التي أُريدها |
| Bilmiyorsun. Çünkü burası boş. İçinde Hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لأنه لا شيء، لا يُوجد شيء هنا لا شيء فقط |