| Benimle ilgili değil. Bu benim seninle niçin bu kadar sekse ihtiyaç duyduğun hakkında konuşmak istememle ilgili. | Open Subtitles | هو لا يدور حولي هو حول أنني أريد التحدث عنك |
| Bu sadece seninle ve yasınla ilgili değil, Grace. Hayatımızda, ilgi bekleyen başka insanlar da var. | Open Subtitles | لا يدور الامر حولك وحول حزنك يا غرايس هناك اشخاص في حياتنا يحتاجون الى اهتمامنا |
| Neye ihtiyacın olduğu umurumda değil, çünkü bu seninle ilgili değil. | Open Subtitles | لا آبه لحاجتكِ، لأنّ ذلك الأمر لا يدور بشأنك |
| Zamanlama kötüyse üzgünüm, ama dünya senin çevrende dönmüyor. | Open Subtitles | أنا آسفة إذا كان الوقيت سيئا ولكن العالم لا يدور حولكِ فقط |
| Haklısın, diğer tarafa dönmüyor. | Open Subtitles | أنت مُحقّ، إنّه لا يدور في الإتّجاه المُعاكس |
| Kurbanla ilgili değil. O, zaten ölü. | Open Subtitles | الأمر لا يدور حول الضحية إنه ميت بالفعل |
| Tanrı adına, Katie. Bu seninle ilgili değil. | Open Subtitles | بحق المسيح يا كايتي هذا لا يدور عنكِ |
| Mesele seninle ilgili değil. | Open Subtitles | لأن الأمر لا يدور حولك |
| Binbaşı, bu sadece rehinelerle ya da benim adamlarımla ilgili değil, Latif'i yakalamakla ilgili. | Open Subtitles | رائد، هذا لا يدور حول الرهائن ورجالي وحسب، بل القبض على (لطيف). |
| Bu parayla ilgili değil. | Open Subtitles | هذا لا يدور حول المال. |
| Bu onunla ilgili değil. | Open Subtitles | الأمر لا يدور حولها هي |
| Amy, sizle ilgili değil. | Open Subtitles | إيمي) .. الامر لا يدور حول ذلك) |
| Her şey seninle ilgili değil! | Open Subtitles | لا يدور كل شيء حولك! |
| Bu seninle ilgili değil." | Open Subtitles | لا يدور حولك |
| - Niye büyük ışık dönmüyor? | Open Subtitles | لماذا لا يدور الضوء الكبير حول الغابه؟ |
| Derin nefes, taze hava. Dünya dönmüyor. | Open Subtitles | تنفس عميق، هواء منعش، العالم لا يدور |
| ..Dünya etrafında dönmüyordu. Hiçbiri dönmüyor. | Open Subtitles | لا يدور حول الأرض لا شيء يدور حول الأرض |
| Dünya erkeklerin ihtiyaçları etrafında dönmüyor. | Open Subtitles | العالم كله لا يدور حول احتياجات الرجل. |