Birisinin hayatını kurtardığım için bahşiş alamam. Bu doğru değil. | Open Subtitles | انا لا اخذ بقشيشا لإنقاذ حياه شخص هذا لا يصح |
Durumunu anlıyorum, ama yine de bu halinle çalışman doğru değil. | Open Subtitles | معك حق لكن لا يصح أن تعملي في حالتك |
Biliyorum, onlar da en iyi şekilde tesisat yapabilirler ama bir kadının .... bilmesi doğru değil. | Open Subtitles | حسنا, أعلم أنهن يقمن بأمور السباكة على نحو جيد, و لكن لا يصح أن تعرف إمراة بـ... |
Bu doğru değil. Bunu yapmamanız gerek. | Open Subtitles | ,هذا لا يصح لا يجدر بنا فعل ذلك |
Bir kadının o görevi üstlenmesi doğru olmuyormuş. | Open Subtitles | واضح أنه لا يصح أن تتقلّد إمرأة هذا المنصب |
Yetişkin bir erkeğin yaptığı bu şey doğru değil. | Open Subtitles | ما فعله هذا الرجل بك .. لا يصح |
Bu doğru değil. Raymond'la ne yapıyorsun . | Open Subtitles | لا يصح ما فعلته برايموند |
Raymond'a yaptığın doğru değil. | Open Subtitles | لا يصح ما فعلته برايموند |
Sen evlisin. Bu doğru değil. | Open Subtitles | أنتِ متزوجة، و هذا لا يصح |
O lanet Mikey onu yumruklamış. Hiç doğru değil. | Open Subtitles | اللعين (مايكي) قتله هذا لا يصح |
Bu doğru değil. | Open Subtitles | هذا لا يصح |
Bir kadının o görevi üstlenmesi doğru olmuyormuş. | Open Subtitles | واضح أنه لا يصح أن تتقلّد إمرأة هذا المنصب |