Arena için ileri geri konuşuyor ama tarihiyle ilgili, hiçbir şey bilmiyor! | Open Subtitles | انه يتحدث بصفاقة من الساحة انه لا يعرف شيئا من تاريخها |
O, bu konuda hiçbir şey bilmiyor Lalit amca. | Open Subtitles | وقال انه لا يعرف شيئا عن هذا، لاليت عمه. |
Kocası bir şey bilmiyor. İşteymiş. | Open Subtitles | الزوج لا يعرف شيئا كان في العمل |
- Çocuk bir şey bilmiyor. - Evet, oğlun bir şey bilmiyor. | Open Subtitles | انه لا يعرف شيئا |
Babamın bundan haberi yok. Seni serbest bırakıyorum; ama fazlasını bekleme. | Open Subtitles | أبى لا يعرف شيئا عن هذا سأطلق سراحك , ولكن لا استطيع فعل غير هذا |
Burada ne anlatırsan anlat bir şey bilmeyen bir adam vardır, öyleyse kahrolası Balığı sat ona Ed. | Open Subtitles | أنه رجل لا يعرف شيئا مهما أخبرته. ـ قم ببيعه السمكة يا إد. ـ نعم. |
Bir şey bilmediğini söylüyor. Kendini akıllı zannediyor. | Open Subtitles | قال انه لا يعرف شيئا انه يحاول ان يكون ذكيا |
Oh hayır, Ross hiç birşey bilmiyor. | Open Subtitles | لا ،( روس ) لا يعرف شيئا |
Yeni baba olan adam hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | وهو لا يعرف شيئا من قريبا ليكون الأب في الأسفل. |
Seni tanımıyor. Hakkında hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | إنه لا يعرفك انه لا يعرف شيئا عنك |
Ama beyzbol hakkkında hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | حسنا جيد ولكنه لا يعرف شيئا عن البيسبول |
Bu gemi hakkında hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | أنه لا يعرف شيئا عن السفينة |
Belki de hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | ربما لا يعرف شيئا |
hiçbir şey bilmiyor. | Open Subtitles | هو لا يعرف شيئا |
Belki Vic Tyler bir şey bilmiyor. | Open Subtitles | ربما لا يعرف شيئا فيك تايلر. |
bir şey bilmiyor. | Open Subtitles | انه لا يعرف شيئا. |
bir şey bilmiyor. | Open Subtitles | هو لا يعرف شيئا. |
Çünkü genel sekreterin Telefon'dan haberi yok. | Open Subtitles | لأن الرئيس لا يعرف شيئا عن التليفون |
Sadakat ve saygıdan haberi yok. | Open Subtitles | وهو لا يعرف شيئا من الولاء والاحترام. |
Amca, doktorun hiçbir şeyden haberi yok. | Open Subtitles | عمي ، أن الطبيب لا يعرف شيئا.. |
Şu an dışarıda, bu ekranda gördükleri haricinde hiçbir şey bilmeyen koskoca bir nesil yaşıyor. | Open Subtitles | الآن , هناك جيل كامل .لا يعرف شيئا لم يخرج من التلفاز |
Bir şey bilmediğini söylüyor. Kendini akıllı zannediyor. | Open Subtitles | قال انه لا يعرف شيئا انه يحاول ان يكون ذكيا |
Ross biliyor mu? Oh hayır, Ross hiç birşey bilmiyor. | Open Subtitles | لا، ( روس ) لا يعرف شيئا |