| Aşkım, senin yanında tüm acılarını paylaşmak isterim... ama Bu mümkün değil. | Open Subtitles | حبيبي , ليتني كُنت هناك واشاركك الآلام ولكن لا يمكن ذلك |
| Brooklyn'den çıkıp 30 dakika içinde geri dönmek, Bu mümkün değil. | Open Subtitles | للقطع مدينة بروكلين والعودة في 30 دقيقة لا يمكن ذلك |
| Yanılıyorsun. Bu mümkün değil. | Open Subtitles | انت مخطئ ، لا يمكن ذلك |
| Bu olamaz. Hatalısın. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك أنت مخطئة من الواضح |
| Bu olamaz. Hatalısın. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك أنت مخطئة من الواضح |
| Tanrım, Bu mümkün değil! | Open Subtitles | يا إلهي لا يمكن ذلك |
| Bu mümkün değil... yalan bu. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك... أنها كذبة |
| Bu mümkün değil. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك |
| Bu mümkün değil. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك! |
| Bu olamaz. Böyle olmamalıydı. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك لا يجب أن يحدث ذلك |
| Bu olamaz. Büyüyü tamamlamıştı. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك, لقد أديتي التعويذة |
| Ama Bu olamaz. | Open Subtitles | لكن لا يمكن ذلك. |
| Ama Bu olamaz, kesin akılla ilgilidir. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك! أكيد لأنني لست ذكية |