| Bir dişi aslan sokak ortasında doğurmuş, mezarlar yarılıp ölüler çıkmış dışarı. | Open Subtitles | هناك لبؤة ولدت أشبالها في الطريق والقبور تشققت، ولفظت موتاها خارجاً |
| dişi aslan gibi, erkek aslanına kur yapıyor. | Open Subtitles | كما لو أنها لبؤة تعرف الأسد أنها جاهزة تماماً |
| Agresif, yarı kör dişi aslan ve takipçilerinin yolu üzerinde durdular. | Open Subtitles | على طريق لبؤة عدوانية نصف عمياء بالإضافة لزمرتها |
| Hiç dişi aslanın yavrusunu yediğini gördün mü? Ah, Tanrım. | Open Subtitles | أرأيت قبلا لبؤة تلتهم أشبالها ؟ |
| Geçenlerde ölmüş bir dişi aslanın ayağı. | Open Subtitles | إنه يعود إلى لبؤة توفت مؤخراً. |
| Avlanan dişi aslan olmasına rağmen avdan ilk yiyen daha iri olan erkek aslandır. | Open Subtitles | على الرغم من أن الـ(لبؤة) قد قامت بالقتل إلا أن الذكر الأكبر في القطيع يؤكل أولاً |
| dişi aslan gibiyimdir. Ona elini sürdüysen eğer senin canına okurum. | Open Subtitles | انا لبؤة ، وإن أذيته بأي شئ |
| sonra, biranda bir dişi aslan gelir. | Open Subtitles | بعد ذلك , تصل لبؤة من العدم. |
| Aslan değil o. dişi aslan... | Open Subtitles | إنه ليس بأسد , بل لبؤة .. |
| Ve sen de dişi aslan değilsin! | Open Subtitles | ! وأنت لست لبؤة |
| Yüce gücünün bir sembolü dişi aslan! | Open Subtitles | رمزاً لقدرتها الخارقة لبؤة! |
| dişi aslan gibi. | Open Subtitles | مثل لبؤة |
| Genç bir dişi aslan. | Open Subtitles | لبؤة شابة. |