İçi yalan dolu bu sırt çantasını Bir süreliğine de olsa yere bırakmış gibi hissettim. | Open Subtitles | شعرت وكأنني انزلت الحقيبه الكبيره بالكلام الفراغ لبعض من الوقت |
Kendimi "Bir süreliğine yalnız kalmalıyım." derken buldum. | Open Subtitles | : وجدت نفسي قائلة "اعتقد أنني أريد أن أكون لوحدي لبعض من الوقت" |
Kısa Bir süreliğine. Şok tabancası gibi. | Open Subtitles | لبعض من الوقت فقط أشبه بالدغدغه |
- Ben edeceğim. Ama bu ufaklığı biraz daha fazla kucağımda tutmak istiyorum. | Open Subtitles | أنا سأفعل , لكن سأمسك بهذه لبعض من الوقت |
- Ben edeceğim. Ama bu ufaklığı biraz daha fazla kucağımda tutmak istiyorum. | Open Subtitles | أنا سأفعل , لكن سأمسك بهذه لبعض من الوقت |
Sabahleyin Bir süreliğine uzaklaşıyoruz. | Open Subtitles | بعيداً لبعض من الوقت هذا الصباح. |
Bir süreliğine edebilirsin. | Open Subtitles | حسناً, يمكنك فعل هذا لبعض من الوقت. |
Sergi dolayısıyla Bir süreliğine Paris'te olacağım. | Open Subtitles | اتعلمين, سأكون بـ (باريس) لبعض من الوقت من اجل عرضي |
Bir süreliğine işte. | Open Subtitles | حسناً, لبعض من الوقت. |
Bir süreliğine Hindistan'a gidiyorum. | Open Subtitles | سأتجه إلى الهند - لبعض من الوقت |