Ve denizde 7 hafta geçtiği zaman..., ...sadece hayatta kaldığı için minnettar olacaktır. | Open Subtitles | ،وحينما تمر السبع أسابيع في عرض البحر فعليها أن تكون ممتنة لبقائها حيّة |
Uzun süre cebimde kaldığı için olabilir. | Open Subtitles | من المحتل لبقائها في جيبي لمدة طويلة فحسب |
Uzun süre cebimde kaldığı için olabilir. | Open Subtitles | من المحتل لبقائها في جيبي لمدة طويلة فحسب |
Bu evde kalması için geçerli hiç bir sebep yok. | Open Subtitles | من الواضح أنه لا يوجد سبب كافي يدعو لبقائها في هذا البيت |
Bir hükümet, hayatta kalması için gereken politikayı izler. | Open Subtitles | الحكومة تعمل بالسياسات الضرورية لبقائها حية |
Babası öldü. Burada kalması için bir nedeni yok. | Open Subtitles | والدها قد مات وليس من سببٍ لبقائها. |