| Eyalet polisinden bir maden kuyusunda olan ceset ile ilgili ihbar aldık. | Open Subtitles | حرس الغابات توصلت لبلاغ عن جثة في المكان هناك دائماً |
| Dün gece adamlarıma silah sesleri ile ilgili ihbar gelmiş, cesedi bulan onlar. | Open Subtitles | إستجاب أحد ضبّاطي لبلاغ عن أعيرة أطلقت الليلة الماضية، -وعثر على الجثة |
| Dün gece eve gitmeyince aileleri durumu ihbar etmiş. Ajan Broyles. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}ما بين 10 و 15 ساعة، وفقاً لبلاغ العائلتين عندما لم يعودا لبيتيهما بالأمس. |
| - Arama bültenine gerek yok. | Open Subtitles | -لا نحتاج لبلاغ . |
| - Arama bültenine gerek yok. | Open Subtitles | -لا نحتاج لبلاغ . |
| Sosyal görevli çocuk istismarı ihbarına cevap veriyor. | TED | يستجيب موظف الرعاية لبلاغ عن حالة إساءة لطفل |
| Burası Araç İki, Hastings ve Üçüncü Cadde'deki vahşi hayvan ihbarına yanıt veriyoruz. | Open Subtitles | هنا السيارة رقم 2 تستجيب] ["لبلاغ الحيوان البري في "هاستنج اند ثيرد |
| -Silah sesi ihbarına geldi. | Open Subtitles | -لقد استجاب لبلاغ إطلاق نار |