ülkesine ihanet etmiş bir S.S.'in buraya girmesi mümkün değil. | Open Subtitles | لضابط الأس أس هذا الخائن لبلده الدخول هنا |
Hastalığının ölümcül olduğunu bildiği için, ülkesine daha bütüncül bir kanser anlayışı vermeye karar verdi. | Open Subtitles | مدرِكاً بأن مَرَضه عُضال، قرر أن يقدّم لبلده فهماً شاملاً أكثر للسرطان. |
Barış zamanında bir bilim insanı dünyaya aittir ama savaş zamanında kendi ülkesine aittir. | Open Subtitles | في وقت السلم العالم ينتمي لجميع البلدان و لكن في وقت الحرب العالم ينتمي لبلده |
Bir adam ülkesi için ne kadar fedakarlık edebilir? | Open Subtitles | ما مقدار ما يمكن ان يعطى الانسان لبلده ؟ |
Ramprasad Bismil yüz defa yeniden doğmak isterdi hayatını ülkesi için yüz defa daha verebilsin diye. | Open Subtitles | حتى يستطيع أن يعطى حياته لبلده أكثر من مئة مرة |
Kimse cesarette ve savaştaki becerisinde ona yetişemez. ülkesine olan sadakatinde de. | Open Subtitles | -لا فى الشجاعة ,و لا فى المهارة القتالية, و لا فى الولاء لبلده |
Bir kere bile ülkesine olan ölümsüz sadakati hiç sarsılmadı. | Open Subtitles | ولا لمرّة... تردّد في ولائه الأبديّ لبلده |
- Evet. Kartel ülkesine gitmek istiyor. | Open Subtitles | يريد رحلة مجانية لبلده الاحتكارى |
Nazilerin Yugoslavya'yı kuşatmasıyla Tesla, eski ülkesine bir ışın silahı sistemi satma teşebbüsünde bulunmuştu. | Open Subtitles | حينما احاط النازيون ب (يوجسلافيا) حاول تيسلا أن يبيع اختراعه لبلده الام |
Bu adam ülkesine ihanet etti. | Open Subtitles | الرجل خائن لبلده |
Elbette Beyaz Saray'a başkan olan herkes ülkesi için sadece en iyisini ister. | Open Subtitles | أظن أن أي أحد أتى إلى البيت ألبيض كرئيس، يرغب بالأفضل لبلده. |
Oğlunuz ülkesi ve kültürü için büyük gurur kaynağı. | Open Subtitles | إبنك كان عونا عظيما لبلده وثقافته. |