Roma Senatosunun tüm üyeleri, beni dinleyin saray üstüne saray yapmaya devam edelim mi zenginler için, yoksa daha asil bir niyeti mi amaçlasak ve fakirler için ev mi inşa etsek? | Open Subtitles | كُلّ الرفاق الأعضاء مجلس الشيوخِ الرومانيِ، يَسْمعُني. سَنَستمرُّ لبِناء القصرِ بعد القصرِ لأغنياءِ، |
Bu bir işadamı değil. Su bendi inşa etmeye gelmiş bir mühendis. | Open Subtitles | هذا لَيسَ رجل أعمال هو مهندسُ، هنا لبِناء سدّ |
Bu sert ve tuzlu çamurdan yuva inşa etmek birkaç gün sürebilir. | Open Subtitles | هو يُمْكِنُ أَنْ يَستغرقَ عِدّة أيام لبِناء عُشّ مِنْ هذا الطينِ المالحِ الصعبِ. |
Böylelikle güvenli bir kaçış yapmak için ve 302'yi geçitten geçirip tekrar birleştirmek için yeterli zamanımız olacak. | Open Subtitles | مما سَيَعطينا وقتَ لبِناء مدرج مؤقت و العبور بـ * 302 * من البوابه و إعاده تجميعها |
Kaptan, korkarım ki, geminizi parçalarına ayırmak ve bu uçan makinayı yapmak için izninizi istemek zorundayım. | Open Subtitles | ايها القائد، اريد ... طلب الان منك لتَفكيك سفينتِكَ لبِناء هذه الماكنةِ الطائرةِ |
"Wolfram ve Hart temsilcileri yeni bir şube kurmak istiyorlardı ve sonunda Los Angeles'a kurdular. | Open Subtitles | ممثلوا ولفرام آندهارت كَانوا يَنْظرُون لبِناء فرع جديد والذى فى النهاية أصبحْ لوس أنجلوس |
Romalılar arenalarını inşa etmek için atalarımızın taşlarını alıyorlar. | Open Subtitles | يَأْخذُ الرومان أحجارَ أسلافِنا لبِناء سيركِهم. |
İnşa etme tutkusu soğudu ve yeniden inşa'nın coşkusu unutuldu, ve şimdi sadece hedonistik gerzeklerin yaptığı çöp yığınları var. | Open Subtitles | العاطفة لبِناء تَبريد و بهجة إعادةِ البناء نسيت، و الآن إنّه كومة نفايه المؤلّفون لهيدو نيستك عبيطون. اذا تحاول أن تحمي المدينة، ثمّ. |
Madenin ilk geliriyle... gerçek duvarları olan bir otel ve bir dükkân inşa edilmesi. | Open Subtitles | التي الإيرادات الأولى للمنجمِ مستعمل لبِناء - فندق وa سوق بالحيطانِ الحقيقيةِ، |
Kulübe inşa etmeye ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حَدثَ لبِناء الأكواخِ بالمكسيك؟ |
Ben de onu yeni bir misafir evi inşa etmesi için tuttum. | Open Subtitles | لذا إستأجرتُه لبِناء دار ضيافة جديد. |
Ülkeyi inşa etmek için elbirliği yapacağız. | Open Subtitles | نحن سَنَتّحدُ لبِناء البلادِ |
Aralarında duba olan yüzen bir iskele yapmak için. | Open Subtitles | لبِناء ميناءاً يُعوّمُ بالقواربِ بينهم. |
Yuvalarını yapmak için şu taşları kullanıyorlar. | Open Subtitles | يَستعملونَ تلك الأحجارِ لبِناء عُشِّهم |
Kişisel bir bağ kurmak, güven oluşturmak ve sözümüzü tutacağımızdan emin olmak istiyor. | Open Subtitles | يُريد صِلة شخصية لبِناء الثِقة، لنثبت له أننا نفي بوعودنا |