| Otellerde kalabalıktan kaçmak için yandaki asansörlere biniyorsun. | Open Subtitles | في الفنادق تستقل المصعد الجانبي لتتجنب الحشود |
| New York'taki önemli sorunlardan kaçmak için burada sorun yaratıyorsun. | Open Subtitles | في سان فرانسيسكو لتتجنب مشاكل أكبر في نيويورك |
| Bana bakmaktan kaçmak için öpüyor gibisin. | Open Subtitles | يبدو كأنك تقبلني لتتجنب النظر لي. |
| Kızınız, matematik testinden uzak durmak için, karınız adına sahte not yapmış. | Open Subtitles | ...ابنتك زورت ملاحظة من زوجتك لتتجنب دخول إمتحان الرياضيات |
| Sevgilisine "evet" ya da "hayır" demekten kaçınmak için mi merdivenlerden düşmüş? | Open Subtitles | اذاً هي ألقت بنفسها من الدرج فقط لتتجنب إخباره نعم أو لا؟ |
| - kaçmak için bahane üretiyorsun! | Open Subtitles | هذا مجرد عذر لتتجنب نثر الرماد |
| Yani borçlarını ödemekten kaçmak için yaptığın sinsice plan sonunda kendini öldürtmekle sonuçlanıyor. | Open Subtitles | إذا خطتكَ البارعة لتتجنب ...دفع ديونكَ هي بأن تهلكَ نفسك ؟ |
| Hayatında gerçek bir şeyler yapmaktan kaçmak için her şeyi yapacaksın. | Open Subtitles | أي شيء لتتجنب فعل حاجة مهمة في حياتك |
| ...anladığım kadarıyla benimle konuşmaktan kaçmak için elinden geleni yapıyorsun. | Open Subtitles | على مايبدوا أنك ستفعل كل شيء بقوتك... لتتجنب التحدث معي, لأمـــــك! |
| Ölümden kaçmak için mi, ? | Open Subtitles | هل لتتجنب الموت .. |
| Karışıklıklardan uzak durmak için mi? | Open Subtitles | لتتجنب التعقيدات |
| Basından uzak durmak için. | Open Subtitles | Oh! لتتجنب الصحافة تماما |
| Okyanus, akıntılarda ilerleyen yiyecek ve üreyecekleri güvenli bir yer ararken düşmanlarından kaçınmak için ellerinden geleni yapan bu göçebelerle doludur. | Open Subtitles | إن المحيط مليء بمثل هذه الكائنات العجيبة، تركب التيارات وتفعل ما بوسعها لتتجنب أعدائها أثناء بحثها عن رزقها |
| Çatışmadan ve fikir ayrılığından kaçınmak için ne dersem he diyordun, sonra da kendin olamıyordun. | Open Subtitles | دائما ما توافقني لتتجنب الاختلاف والنزاع وبعدها لاتكون على سجيتك |