Birkaç yıl önce, Tampa'daki bir salak için çalışıyorduk. | Open Subtitles | منذ سنوات قليلة كنا نعمل في تامبا كمأجورين لترويع وضرب الخصوم |
Birkaç yıl önce, Tampa'nın yerel mafyası için iş yapıyorduk. | Open Subtitles | منذ سنوات قليلة كنا نعمل في تامبا كمأجورين لترويع وضرب الخصوم |
Bu kadar yıldır dolaştığım için böceklere alıştığımı sanma sakın. | Open Subtitles | كل هذه السنوات من السفر ، كنت لتعتقد بأنني سأكون أداة لترويع الزواحف من الان |
Bir Nygaax'ın bu bölgede korku saçtığına dair bir hikâye duymuştum ama çocukları korkutmak için anlatılan masallardan sanmıştım. | Open Subtitles | قدّ سمعتُ قصصاً عن (النيجاكس) و التى روّعت هذهِ المنطقة. كنتُ أظنّ أنها قصص قديمة لترويع الأطفال و حسب. |
Bu, sen ve Emerson Petrolcülük arasındaki Kenny Verdasco'yu sindirmek için nasıl adam gönderdiğini anlattığın konuşma. | Open Subtitles | هذه محادثة بينك وبين "إيمرسون .للبترول و أنتم تناقشون مسألة إرسال "رجل لترويع "كيني فيرداسكو |
Deckard federal davalardaki tanıkları korkutmak ve öldürmek için bir FBI ajanına ödeme yaptığınızı söyledi. | Open Subtitles | (ديكارد) يقول بأنك قمت برشوة عميل فدرالي لترويع وقتل الشهود في المحاكمات الاتحادية |
Nate Ryan isminde basit bir suçlu damada karşı bir kin besliyordu ve belli ki balaylarında onlara terör estirmek için onlarla gitmiş. | Open Subtitles | (مجرم دنيء يُدعى (نايت ريان كان له ثأر ضد العريس وعلى ما يبدو سعى لترويع كلاهما |
Bhallaladeva'yı devirmek için bunun gibi en az on boğa gerekir. | Open Subtitles | سيقتضي الأمر 10 ثيران مثله لترويع (بالَّالاديفا) |
Parkın sınırlarındaki bazı eski kasabaları kazarak konukları korkutmak için bir grup maskeli adam ve dinini yaymak için tanıtım yapan Wyatt adında kötü bir adam yarattı. | Open Subtitles | لقد حفر بعض البلدات القديمة على هامش الحديقة خلق حشد من الرجال الملثمين لترويع النزلاء والتبشير بقدوم الهدف النهائي للأشرار (رجل يُدعى (وايت |