"لتصدق" - Traduction Arabe en Turc

    • inanmak
        
    • inanacak
        
    Birine delicesine aşık olduğunuz zaman, onu kesinlikle size göre olduğuna inanmak için bazı nedenler uydurursunuz. Open Subtitles عندما تصطنع إفتتاناً لشخص ما تجد دوماً سبباً لتصدق أن هذا هو الشخص الملائم لك تماماً
    Böyle salak bir hikayeye inanmak için gerizekalı olmak lazım. Open Subtitles من الممكن ان تكن غبياً لتصدق قصة سخيفة كهذه
    Neden doğru şeyi yapacağına inanmak bu kadar zor? Open Subtitles لماذا يصعب عليك الأمر لتصدق أنه سيقوم بالشيئ الصحيح ؟
    Çamur insanlar diye bir hikâyeye inanacak kadar aptal olmadığını biliyorum. Open Subtitles أعرف انك لست غبيا كفاية لتصدق قصة الناس المخلوقين من الطين
    Kilisenin altından para olduğuna inanacak kadar aptal olduğunu söyleme bana. Open Subtitles لا تخبرني أنك أحمق للحد الكافي لتصدق أن المال تحت الكنيسة
    Birine delicesine aşık olduğunuz zaman onun size göre olduğuna inanmak için bazı nedenler uydurursunuz. Open Subtitles أربعه عندما تصطنع إفتتاناً لشخص ما تجد دوماً سبباً لتصدق
    Kanunun Yanlış Eli Gazetelerde yazılan her şeye inanmak istemezsiniz efendim. Open Subtitles لست في حاجة لتصدق ما تقرأه بالصحف يا سيّدي.
    Ve kafası omuzumda, eli bacağımda, pişmanlık ve tükenmeyle ilgili şarkılar söylemişti Onun acısına inanmak için çok gençtim o da çok gençti. TED وراسي على كتفي ,ويدي على فخذي , غنى بعذوبة طويلا, عن الندم لاستنفاد الفرص كانت فتية جدا لهذا , كما اني كنت فتيا جدا , لاحقا , لتصدق المها
    Çünkü bu gururunu okşuyor(Egonu tatmin ediyor);... 12 Koloni'deki milyarlarca insan arasından seçilmiş tek insan olduğuna inanmak... Open Subtitles وانت توافقني ان ذلك يرضي غرورك... لتصدق ان هذا الوحيد من بين بلايين البشر, للاثني عشر مستعمرة,
    Impulse'nin tahminlerine inanmak için bir neden yok. Open Subtitles ليس هناك سبب لتصدق توقعات غير مؤكده.
    Letonyalı bir çocuk da var. İnanmak için tatman lazım. Open Subtitles "ولـد "لآتـفـي يجب أن تتذوقه لتصدق
    Bir adam, ne kursun sana inanmak? Open Subtitles رجل، ما يؤدي لك لتصدق ذلك؟
    New York Polisi'nin, onun Kathie'yi istasyona bıraktığına ve sonra buraya gelip içki içtiğine inanmak için bir sebebi olmalı. Open Subtitles .. شرطة (نيويورك) لديها سبب معين لتصدق أن .. بوبي) أخذها لمحطة القطار) {بيل ماير - جار روبرت درست}
    Jack Bauer'ın CTU'ya karşı çalıştığına inanacak kadar aptaldın. Open Subtitles كنت غبياً بما يكفى لتصدق أن (باور) أصبح ضد وحدة مكافحة الارهاب

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus