"لتنتظر" - Traduction Arabe en Turc

    • beklemek
        
    • beklemeye
        
    • bekleyecek
        
    • bekleyeceği
        
    Birinin sana yaşayacağın bir yer vermesini beklemek veya dışarıda yaşamak zorunda değilsin. Open Subtitles لستَ مضطرّاً لتنتظر شخصاً يعطيك داراً، أو لتعيش في العراء بعد الآن.
    Kontrolünü bitirince dişi sürecin son aşamasını beklemek için geri çekilir. Open Subtitles انتهى الفحص، تنسحب لتنتظر المرحلة الأخيرة من هذه العملية
    Buradan kurtulur kurtulmaz yapacağım ilk şey Başlangıç Noktası'na gidip Zaman Konseyini beklemek olacak. Open Subtitles إن كتب لنا الخروج من هنا قط، فأول ما سأفعله هو أخذك لنقطة التلاشي لتنتظر محاكمتك أمام مجلس سادة الزمان
    - Durum böyleyse, beklemeye değmez. Daha iyisini yapabilirsin. Open Subtitles لو أن هذا هو الحال فستكون فترة طويلة جدا ً عليك لتنتظر
    Burada beklemeye özgürsünüz. Bunlar yemek makbuzları. Open Subtitles أنت حرّ لتنتظر هنا هذه بعض كوبونات الطعام
    Bu sahilde durup, Güneş'le başka bir yıldızın çarpışmasını görene kadar bekleyecek olsanız bekleyişiniz uzun olur. Open Subtitles إذا أردت أن تجلس هنا على الشاطئ لتنتظر أن ترى تصادم بين الشمس ونجم آخر فستنتظر وقت طويل
    Çaresizlik içinde peri anneden yardım istediler, o da küçük prensesi öpücüğü bekleyeceği bir kuleye kapattırdı... Open Subtitles وبشكل بائس، طلبوا معونة العرافة الجنية التي جعلتهم يحبسون الأميرة بعيداً في برج ..هناك لتنتظر القبلة من أمير وسيم فاتن
    Biraz beklemek zorunda, Dr.Kearns. Open Subtitles حسناً، لتنتظر قليلاً دكتور كيرنس
    Bay Michael Michaels lütfen koçunuzu, ailenizi ve dostlarınızı toplayıp puanınızı beklemek üzere yerinize geçin. Open Subtitles وتذهب للمنصه لتنتظر اهدافك
    beklemek ve beklemek doğru zamanı buluncaya kadar, Open Subtitles لتنتظر وتنتظر حتى يحين الوقت
    Ancak beklemek için zamanın yok. Open Subtitles لكن ليس لديك وقتٌ لتنتظر
    - Vince'in gelmesini beklemek için. Open Subtitles لتنتظر إن كان (فينس) سيأتي؟
    Burada beklemeye özgürsünüz. Bunlar yemek makbuzları. Open Subtitles أنت حرّ لتنتظر هنا هذه بعض كوبونات الطعام
    Dur bir dakika. Beni nasıl beklemeye alırsın? Open Subtitles لتنتظر ثانية كيف تستطيع أن تجعلني أنتظر
    Morali bozulan Belle odasına koşarak garip ev sahibiyle buluşacağı vakit çalacak olan çanı beklemeye başlamış. Open Subtitles ركضت (بيلي) إلى غرفتها و يملئها الكثير من الحزن لتنتظر رنين الجرس الذي يُعلن إجتماعها برفقة ذاك السجين الغريب
    Polisler çantanın uzağında bekleyip, kaçıranların parayı almasını bekleyecek. Open Subtitles الشرطة ستبقى مع المال لتنتظر الخاطفيين يأتون ليأخذونها
    Uygun anı bekleyecek kadar dirayetli olmalısın. Open Subtitles يجب أن تكون قويًّا كفاية لتنتظر لحظتك المناسبة.
    Bu, dağıtımı bekleyeceği, bu boşaltım odalarından birine konacak. Open Subtitles ستحمل في إحدى أماكن التحميل هناك لتنتظر النقل

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus