| Bir etken olabilir ama sakız, mide asidini köpürtür. | Open Subtitles | هو could've a عامل، مع ذلك. Uh، لثة تَخْضُّ حامض معدةِ... |
| Hayır, bu sakız. | Open Subtitles | لا، أَعْني، لثة. |
| Zehir testi, mürekkepli sakız olmadığını gösterdi. | Open Subtitles | شاشة Tox إستثنتْ لثة الحبرَ. |
| O da muhtemelen bir diş eti operasyonu önerecek. | Open Subtitles | من المحتمل إنه سيوصي بجراحة لثة. |
| Yok artık! Bazılarında gerçekten ciddi diş eti iltihapları var. | Open Subtitles | لديك التهاب لثة حاد جدا |
| Eşinizin kanayan dişetleri ve mide ülseri varmış. | Open Subtitles | زوجك كان لديه نزيف متقرح و لثة متقرحة |
| O sakız. | Open Subtitles | تلك لثة. |
| Brad'ın diş eti partisini kaçırdığın için huysuzlanıyorsun sadece. | Open Subtitles | (حفلة جراحة لثة (براد |