100,000 yapmak için başka 50.000 alabilir miyim ? | Open Subtitles | هل يمكنني أخذ 50,000 أخرى لجعلهم 100,000؟ لدي الـ 100,000 في رأسي |
23 yapmak için kızını da mı satman lazım? | Open Subtitles | لكنّك يجب أن تبيع إبنتك لجعلهم 23 قبيلة؟ |
Aslanları daha hırçın daha kontrolsüz yapmak için üç gün aç bırakırlardı. | Open Subtitles | لـ3 أيام وذلك لجعلهم أكثر شراسة ليخرجوا عن السيطرة |
Kendilerine daha çok güvenmelerini sağlayacak bir yol bulalım beraber. | Open Subtitles | لنعمل معا لإيجاد طريقة لجعلهم يشعرون بالثقة أكثر حول أنفسهن |
Diğer yandan, kim giderse gitsin Yıldızgeçidi Komutanlığının saygısına hâkim olan birisi olmalı ve sabrı, bilgisi ve kararlılığıyla onları hızlandırıp buraya bir destek ekibi göndermelerini sağlayacak birisi. | Open Subtitles | وإذا كان هناك أحد سيذهب فيجب أن يكون شخصًا يملك الاحترام اللازم لقيادة بوابة النجوم ويملك أيضا الصبر والمعرفة والتصميم لجعلهم يسرعون ويجدون طريقة لإحضار الدعم إلى هنا |
Belki bir gün, anlamalarını sağlamanın bir yolunu bulursun. | Open Subtitles | يوماً ما، ربما ستجد طريقة لجعلهم يتفهمون ما نقوم به |
Efendim, insanların size yardım etmesini sağlamanın yolunun zorbalıktan geçtiğini sanmıyorum. | Open Subtitles | {\pos(192,200)}آنستي، لا أظن أن تخويق الناس هو الطريقة المُثلى لجعلهم بصفّك |
Uçurumda kullandığım sarmaşıklar bunlar. Daha uzun ve sağlam yapmak için birbirlerine sarıyorum onları. | Open Subtitles | هذه حبال أستخدمها على المنحدر أربطهم معاً لجعلهم أقوي و أطول |
Aickman, ölülerin göz kapaklarını onları görünmez yapmak için alıyordu. | Open Subtitles | -لم يزيل "إيكمان" جفون اعينهم ليجعل الأموات يرون -ولكن لجعلهم غير مرئيين |
Onları daha fazla insan yapmak için mi? | Open Subtitles | لجعلهم بشراً أكثر؟ |
Onları çocukların kanına bağımlı yapmak için. | Open Subtitles | لجعلهم يدمنون على دم الاطفال |
Ama yinede onlara ödeme yapmak için... | Open Subtitles | ولكن يظل، لجعلهم يدفعون... |
- Onları daha güçlü yapmak için. | Open Subtitles | - لجعلهم أقوياء . |
İnanmalarını sağlayacak, umut verecek bir şeye. | Open Subtitles | لجعلهم يؤمنون؟ لجعلهم يأملون؟ |
Onu serbest bırakmalarını sağlayacak bir yol bulmak zorundayız. | Open Subtitles | -علينا أن نجد طريقة لجعلهم يطلقون سراحه . |
- Anlamalarını sağlamanın tek bir yolu var ve umarım bu gece sorun çözülecek! | Open Subtitles | لديهم طريقة واحدة لجعلهم يفهمون وأتمنى بأن يتم ذلك الليلة! |
Ve böylece sınıfa girdiğimizde, çok karmaşık olan beyin hakkında düşünmelerini sağlamanın bir yolu, onlara sinir bilimi hakkında çok basit bir soru sormak ve bu soru da: "Neyin beyni vardır?" | TED | وعندما ندخل فصلاً دراسياً، فهناك طريقة لجعلهم يندمجون في التفكير عن الدماغ، الذي هو في غاية التعقيد، أن نسألهم سؤالاً في غاية البساطة عن علم الأعصاب، وهو: "ما الذي لديه دماغ؟" |