| - Ben de Joel'e bunu söylüyordum. - Endişeye gerek yok. | Open Subtitles | أستمر بقوله لجويل نعم أخبريه بأن لا يقلق |
| Adım Maisie, ve Joel lehinde oy kullanmadım, ailem de Joel lehinde oy kullanmadı. | Open Subtitles | اسمي هو مايسي انا لم اصوت لجويل والدي لم يصوتا لجويل |
| - Joel Stephens'ın gitmesine izin veremezsiniz. | Open Subtitles | نعم لا يمكنك السماح لجويل ستيفنز بالرحيل |
| Joel'i ziyaret ediyordum. Kopenhag iklim konferansının açılmasından önceki haftasonu 2009'un Aralık ayındaydı. | TED | كنت في زيارة لجويل بنهاية الأسبوع التي سبقت افتتاح مؤتمر كوبنهاغن المتعلق بتغير المناخ في كانون الأول/ديسمبر 2009. |
| Joel Cairo'ya bir mesaj bırakmak istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان اترك رسالة لجويل كايرو |
| Bu ödülün Joel için ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كم ستعني هذه الجائزة لجويل |
| Bunu Joel'e "barmitzvah" töreni için yaptırtmıştım. | Open Subtitles | (انا صنعت هذه لجويل عندما كان فى بار (ميتسفا |
| Bu parti Joel için. | Open Subtitles | هذا الحفل لجويل |
| Buradaki kızların hiçbiri Joel'e oy vermedi. | Open Subtitles | لم تصوت اي فتاه لجويل |
| Ben Joel için bir hediye getirdim. | Open Subtitles | لقد جلبت هدية لجويل |
| Ve yaptıktan sonra Joel'e verilecek. | Open Subtitles | وبعد صنعها نعطيها لجويل |
| Tamam, Joel'e ne yaptın? | Open Subtitles | -حسناً, ماذا فعلتم لجويل ؟ |
| Joel'e telefon var. | Open Subtitles | ؟ تليفون لجويل |