| Düğüne sırf havadan sudan konuşmayı sevmediğin için mi gitmek istemiyorsun? | Open Subtitles | انت لم ترغب لحظور حفل الزفاف معه لأنك لاتريد الحديث الصغير |
| Slyvie'nin düğününü fırsat bilip biraz olsun kaçabildiğim için şanslıyım. | Open Subtitles | أنا فقط سعيد بأنني أستطعت الهرب قليلاً لحظور زفاف سيلفي |
| Geldiğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً لكم للإستقطاع من وقتكم لحظور الإجتماع |
| Düğün için şehre geldim ve onun evindeki kanepede yatıyorum. | Open Subtitles | و سأنام على أريكته في عطلة نهاية هذا الأسبوع أثناء وجودي في البلدة لحظور زفاف |
| Gelişen ülkelerdeki eğitimsel farklılıklar üzerine bir konferans için gitmiştik. | Open Subtitles | لحظور مؤتمر حوا الفروقات التربوية في البلدان المتطورة |
| Üçüncü sınıftaydım doğum günü için Anthony Nagar'ın evine gidiyorduk. | Open Subtitles | وكنت تصطحبني الى بيت "انتوني نايدار" لحظور حفلة عيد الميلاد |
| Bu mahkeme için celp. | Open Subtitles | حسناً, هذه مُذكرتك لحظور المحكمه |
| O oyunlardan birini katılıyor için sabırsızlanıyoruz. | Open Subtitles | أنا أتطلع لحظور واحدة من هذه اللعبتين |
| Evet, Newton'dan Yahudi hippiler işte Jack Johnson konseri için şehre geldiler. | Open Subtitles | أجل يهود معاصرون ، في وسط المدينة لحظور حفلة (جاك جاكسون) |
| Schmidt-Parikh düğünü için, artı özel biri demek bu. | Open Subtitles | لحظور زفاف ( شميت بوريك) يعني تأتي بالفتاة المناسبة |