| Ama seni Eric'ten korumak için yanında olabilirim ve tam olarakta yaptığım bu zaten. | Open Subtitles | ولكن يمكن أن أكون هناك لحمايتك من إريك" , وهذا هو بالضبط ما أقوم به |
| Seni Zaief'ten korumak için. | Open Subtitles | لحمايتك من (زايف) ما علاقة هذا ب(زايف)؟ |
| Bu giysi seni sıcaktan, basınçtan ve nükleer radyasyondan koruyacak | Open Subtitles | البدلة صُممت لحمايتك . من الحرارة و ضغط و الإشعاع |
| - Evet, seni biyolojik tehdit olan kız arkadaşından koruyacak. | Open Subtitles | أجل .. لحمايتك من صديقتك الخطرة بيولوجياً |
| Ama sen zaten yalnızsın, tatlım. Ailen yok, seni derinliklerin tehlikelerinden koruyacak kimsen yok! | Open Subtitles | ليس لك عائلةاو اى أحد لحمايتك من أخطارالعمق. |
| İstemediğin biriyle evlemeni koruyacak olan tek doğru bir yol var. | Open Subtitles | يوجد طريق واحد صحيح لحمايتك من ان تتزوجي شخصا لاتريدينه |
| Burada seni babandan koruyacak birinin olmamasına çok üzüldüm. | Open Subtitles | أنا آسف لا أحد كان هنا لحمايتك من والدك |
| Seni kem gözlerden koruyacak. | Open Subtitles | "لحمايتك من العيون الشريرة" |