| Fark ettiği zaman senden geriye kalan tek şey sakalın olacak. | Open Subtitles | حين يكتشف هذا، الشيء الوحيد الذي سيعثرون عليه منك هو لحيتك |
| Oh, hayır, hayır. Sana hala kızgınım. Ağzın hayır diyor, ama sakalın evet diyor. | Open Subtitles | لا, لا مازلت غاضبة منك شافتتك تقول لا ولكن لحيتك تقول نعم |
| Eğer lakaptan kurtulmak istiyorsan, sakalını kesmelisin. O zaman da... | Open Subtitles | إذا أردت التخلص من لقبك يجب عليك أن تحلق لحيتك |
| Belki bir daha birini öpmeden önce sakalını kessen iyi olacak. | Open Subtitles | وربما تشذب لحيتك قليلاً قبل أن تقبل أحداً مجدداً |
| Sakal bırakmaya devam et, işe de spor ayakkabı giy. | Open Subtitles | ربّي لحيتك ، وابدأ بـ ارتداء أحذية رياضيّة لمقرّ العمل |
| Tanrıya yemin ederim Mather Sakalların olmasaydı kadın olurdun. | Open Subtitles | أقسم بالله , ماذر لو لم تكن لحيتك تلك لكنت إمرأة |
| Sakalına bulaşmış. Şaka yaptım. | Open Subtitles | يوجد شيئا على لحيتك أنا أمزح فقط |
| Sakalında krema olmadan seni tanıyamadım. | Open Subtitles | لم أتعرف عليك بدون تلك الكريمة على لحيتك. |
| Sakalından aldığım minicik bir kıldan bu kadar çok öz üretebiliyorum. | Open Subtitles | فقط قطعة صغيرة مِن لحيتك الصغيرة أعطتني كل هذا الجوهر |
| Sana saygı duyuyorum, adamım. sakalın yakıyor, diğer insanların söyleyeceklerinin aksine uzun saçların da güzel gözüküyor. | Open Subtitles | أنا أحترمك يا رجل ، أنت تُبهر الجحيم من لحيتك و شعرك الطويل يبدو جيداً |
| Sana baktıkça sakalın olmadığı için daha da öfkeleniyorum. | Open Subtitles | تعرف,كلما نظرت اليك كلما ازداد غضبي انك لم تطلق لحيتك |
| Eğer gerçekten bir şey olmuş olsaydı, sakalın şimdi Alcatraz kıyılarında yıkanıyor olurdu. | Open Subtitles | لو إعتقدت أن شيئاً ما قد حدث لكانت لحيتك تطفو حول جزيرة "ألكاتراز" |
| Yeni, ergenlik öncesi "Miami Vice" sakalın gibi. | Open Subtitles | لحيتك الجديدة المشذبة مثل أسلوب "ميامي فايس" - - ميامي فايس: |
| Biliyor musun, sakalın kırlaşıyor. Sanki seni biraz yaşlı gösteriyor. | Open Subtitles | اتعلم لحيتك الرماديه تجعلك كبير في السن |
| Demek pes edip emeklilik sakalını kestin. | Open Subtitles | لذلك أنت حلقـــــت لحيتك عندما ينادي الواجــب.. |
| Sopa ve taşların, sakalını kırabileceğini bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعلم أن العيدان و الحجارة تُستقطع من لحيتك |
| Ki buna rağmen sakalını kesmiyor fakat buduyosun. | Open Subtitles | مع ذالك نميت لحيتك كما يفعل اخر مع شجيره ورد |
| Kapı, çabuk! Çabuk, yoksa sakalını tıraş ederim! | Open Subtitles | الباب , بسرعة أو سأحلق لك لحيتك |
| Ve sana verebilecek tek bir nasihatim var. O da şu: Sakal bırak. | Open Subtitles | إن كان لدي نصيحة أقدمها لك فهي أن تربي لحيتك |
| Louis, birkaç gün ortalara çıkma. traşı ol. Sakal bırak. | Open Subtitles | إعتبر نفسك خاسرا، خذ بودرة لبضعة أيام وقص شعرك وربّـي لحيتك |
| Çünkü senin Sakalların aslında şey güzel... ve kadınsı. | Open Subtitles | لانها ليست مثل لحيتك ...ليست جميله ... وأنثوية |
| - Sakalına da biraz sürdük mü yeni gibi olacaksın. | Open Subtitles | فقط القليل من الغراء على لحيتك يا صديقي، - وستصبح كأنك جديد. |
| Sakalında kaçak bir sincap olduğundan şüpheleniyorum. | Open Subtitles | لدي سبب يجعلني ان اصدق ان تلك السناجب الهاربه في لحيتك |
| - Yeter! Clint! Senin Sakalından da aptal terapi seanslarından da bıktım! | Open Subtitles | لقد سأمت من لحيتك, وسأمت من جلساتك الغبية للعلاج النفسي |
| Daha dört gün oldu Sean. Bu da sakalı daha bir etkileyici kılıyor. | Open Subtitles | لقد مضى أربعة أيام فقط وبالمناسبة سرعة نمو شعر لحيتك مذهلة جداً |
| Sakallarını kapattın. Nasıl? | Open Subtitles | غطيت لحيتك , كيف ذلك ؟ |
| Bay Kinsey sakalınızı tıraş etseniz iyi olur. | Open Subtitles | (وسيد(كينسي، ربما ترغب بحلاقة لحيتك ماذا ؟ |