| Aynalara bak. Kimse yoksa, Hector'un dolabına git. | Open Subtitles | تأكدي من المرايا، لو كان الطريق خاليا اذهبي لخزانة هيكتور بالاسفل |
| Bir yazarın mürekkebe nasıl ihtiyacı varsa, bir Geyşa'nın da kaliteli bir giysi dolabına öyle ihtiyacı vardır. | Open Subtitles | الغايشا تحتاج لخزانة ثياب منمقة تماماً كما يحتاج الكاتب للحبر |
| Benden görünmez bir kasanın fotoğrafını büyütmemi mi istiyorsun? | Open Subtitles | تريد مني ان اظهر صورة لخزانة غير مرئية ؟ |
| Midtown'da içi para dolu bir kasanın şifresi var içinde. | Open Subtitles | هذه أرقام سرية لخزانة في وسط المدينة تحوي حقيبة مليئة بالمال |
| Biz de hakime dolap için yeni bir arama emri için gittik. | Open Subtitles | لقد قصدنا القاضي من أجل مُذكرة آخرى لخزانة التخزين |
| O dolabın şifresi sizde var mı, Şef? | Open Subtitles | هل لديك الرمز الصحيح لخزانة الاسلحة ايها الرئيس؟ |
| Ecza dolabını gözden geçirdiklerini bilirsin. | Open Subtitles | تعرف انهم يختلسون النظر لخزانة الادوية |
| Oraya koyma. Eşya dolabına koyacaksın. | Open Subtitles | لا تضعين هذا هنا إذهبي بها لخزانة الأدوات |
| İhtiyacım olan bütün tarih dersini senin dolabına bakarak alıyorum. | Open Subtitles | نعم , حسناً , لقد فهمت كل دروس التاريخ التي أحتاجها بمجرد النظر لخزانة ثيابكِ |
| Kapıcı dolabına gidiyorum ben. "İhanet" içeceğim. | Open Subtitles | سأذهب لخزانة البواب الآن أشرب بريتش |
| - Elinde makasla dolabına gitmek istersen görmezden geleceğim. | Open Subtitles | -لو أردتِ أخذ مقص لخزانة ملابسها، فسأغضّ النظر . -من الجميل معرفة ذلك . |
| Stan'in evini basan polisler özel notu görmediler ama eğer ecza dolabına bakarsan MPA ilacı olduğunu göreceksin. | Open Subtitles | أعتقد بأنّ الشرطيّ الذي ولج لمنزله،لميلاحظذلك ... ولكن عندما تنظر لخزانة الأدوية فلديه وصفة طبيّة لدواء "إم.بي.أيه". |
| - Bunu delil dolabına götürsene. | Open Subtitles | -هلا توصلين هذه لخزانة الأدلة |
| Ama sabit bir kasanın olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | ولكنّهُ ليس لخزانة ثابته لا أظن |
| Kiralık kasanın veya posta kutusunun olabilir. | Open Subtitles | قد يكون لخزانة ودائع أو لصندوق بريد |
| - Bir kasanın anahtarı. | Open Subtitles | انّه مفتاح لخزانة آمنة |
| Bir dolap için süslü bir kelime. | Open Subtitles | أنا لا أعلم حتى ما هو الكوخ كلمة راقية مرادفة لخزانة |
| Geçmişimizdeki her detayı hatırlamıyoruz, çünkü beyinlerimizin kapasitesi sınırlı ve ortaokuldaki dolap kilidinin şifreleri gibi işe yaramayan anıları daha alakalı bilgilerle değiştiriyoruz. | TED | نحن لا نتذكر جميع تفاصيل ماضينا لأن لدى دماغنا سعة محدودة ونستبدل الذكريات غير المفيدة، كالرمز السري لخزانة المدرسة المتوسطة، بمعلومات أهم. |
| Sağlıkçıların dolap anahtarına benziyor ama 107 Lucy'nin dolabı değil. | Open Subtitles | يبدو وكأنه مُفتاح لخزانة مُسعفٍ، لكن 107 ليست خزانة (لوسي). |
| Paha biçilmez bir sanat eserinin bulunduğu dolabın anahtarı var sende. | Open Subtitles | مفتاحا لخزانة تحوي لوحة فنية ثمينة |
| - Neden dolabın devreleri olsun ki? | Open Subtitles | -لم تقوم بتجديد الأسلاك الكرهبائية لخزانة ؟ |
| Sizi bilmem ama ben Arlene Teyze'nin dolabını yağmalayacağım. | Open Subtitles | لا أعرف بخصوصكن لكن عن نفسي "سأذهب لخزانة ملابس عمتي "آرلين |
| İtiraf etmem gerekirse bunu yaptığımdan gurur duymuyorum ama Jude'un dolabını açtım ve zarfın içine baktım. | Open Subtitles | ولست فخورة بالاعتراف بهذا, ولكنني ذهبت لخزانة (جود), ونظرت داخلها |