| Kendini vurmadan önce tuvalete gidecek kadar vaktim var mı? | Open Subtitles | هل هناك وقت لأذهب لدورة المياه قبل أن تقتل نفسك؟ |
| tuvalete gitmem lazım, biraz izin verir misiniz? Acele et. | Open Subtitles | أحتاج فقط ان اذهب لدورة المياه , اسمحلي بثواني ؟ |
| tuvalete gidiyorum! | Open Subtitles | لماذا أنا أناقش هذا أصلاً ؟ إنني ذاهب لدورة المياه |
| Sanırım arabadaki adam, bir tur için daha para ödedi. | Open Subtitles | أعتقد أن الرجل الذي في السيارة قد دفع لدورة أخرى |
| Şarj döngüsüne müdahale ederseniz tekrar aktif olmasına sebep olursunuz. | Open Subtitles | أي أنقطاع لدورة الشحن سيتسبب لها لتصبح نشطة بالكامل مجدداً |
| Ve bu yalnızca ayın bir döngüsü sürecinde gerçekleşti. | Open Subtitles | ولقد كان لمرة واحدة لكن لدورة قمرية واحدة |
| lavaboya gitmem gerekiyor. Bebeğe göz kulak olur musun? Tabii. | Open Subtitles | حسناً، يجب أن أذهب لدورة المياة هل يُمكنك مراقبته لي؟ |
| Bana zencefilli gazoz al. tuvalete gideceğim. | Open Subtitles | أحضر لي مشروب غازي ، أنا ذاهبةٌ لدورة المياه |
| Siparis verecegim, gerçekten. tuvalete girmek istiyorum, tamam m? | Open Subtitles | سوف أطلب شيئًا، لكنّي احتاج لدورة المياه |
| Hala hiç tuvalete gitmeden geceyi geçirebiliyor musun? | Open Subtitles | هل بإمكانك قضاء الليل بدون الذهاب لدورة المياة؟ |
| - Böyle bir zamanda tuvalete mi gitti? | Open Subtitles | ليس هذا وقتاً مناسباً لتذهب لدورة المياه |
| Yedinci sınıfta, paten kayıyordum ve tuvalete gitmem gerekiyordu. | Open Subtitles | كنت في حلبة التزلج واحتجت لأن أذهب لدورة المياه |
| Tamam, ben de tuvalete gideceksin sanmıştım. | Open Subtitles | حسنا اعتقدت انه توجب عليك الذهاب لدورة المياه |
| Bu akşam, Jae Kyung benimle konuşmak istiyormuş. Arabayla tur atacağız. | Open Subtitles | جاي كيونغ يريد ان يتحدث معي في الليل سوف نخرج لدورة في السيارة |
| Belki tur için kostüm seçmeme yardım edebilirsin. İster misin? | Open Subtitles | ربما تستطيعي بأن تختاري لي أزيائي لدورة العمل، هل يعجبكِ هذا؟ |
| - 5 tur boyunca tutabilir. Ya da sadece bir tur tutabilir. | Open Subtitles | قد تصمد لخمس دورات أو لدورة واحدة |
| Doğurma döngüsüne hazırlanıyor, ama beyin dalgaları en düşük düzeyde. | Open Subtitles | انها تستعد لدورة بيض رغم ذلك نمط موجتها الدماغية أقل ما يمكن |
| Yaşam döngüsüne! Tesisatçı olmalı. | Open Subtitles | لدورة الحياة! لابد أنه السبّاك |
| Bu ölüm ve yaşam döngüsü için bir son. | Open Subtitles | هذه خاتمة لدورة الحياة و الموت |
| Bir gezegen döngüsü kadar. | Open Subtitles | لدورة واحدة |
| Kadınlar tuvaletine gittim, neredeyse lavaboya işeyecektim. | Open Subtitles | ذهبت لدورة مياه النساء وكدت أتبول في المغسلة، أنا في ورطة يا رجل |
| Çünkü lavaboya gitmeye vaktimiz yoktur. | Open Subtitles | لأننا لا نمتلك وقتًا للذهاب لدورة المياه |