| Onda Tanrı'nın zaferini gördüm Maggie. sende de olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | رأيت مجد الرب فيها ماجي وانا أعرف بأنكي لديكي هذا أيضا |
| sende gerçeklik nedir, Pauline? | Open Subtitles | لكن عليكي أن تعطيني شيء حقيقي من الأعماق ما الشيء الحقيقي لديكي يا بولين ؟ |
| Senin peşindeler çünkü kodların kodu var ve anahtar da sende. | Open Subtitles | وبعد ذلك لان الرموز لها رموز وانتي لديكي المفتاح |
| June, eğer bu Senin için bu kadar önemliyse, konuş onunla. | Open Subtitles | جون , اذا كان بهذه الاهمية لديكي تكلمي معه عن الامر |
| Zaten her şeye sahipsin. Notların ve statün var. | Open Subtitles | أنتي حقا لديكي كل شيء لديكي الدرجات والمنزلة |
| sende de aynı çanta var, o yüzden sandım ki... | Open Subtitles | أنت حتى لديكي الحقيبة نفسها لذا ظننت ، كما تعلمين... |
| Tamam, Yasal olarak kalman için ek zaman vereceğim sende bu zamanda başvuru müracaatını yapabilirsin. | Open Subtitles | حسنا،ماسأفعله هو ان اعطيكي تمديد للمده ليكون لديكي مده اطول لترفعي اعتراض لتبقي هنا شرعيا |
| Kahve tenli olduğundan sende 1,000 beyaz kadının bilgeliği oluyor. | Open Subtitles | كونك بنية اللون لديكي حكمة 1000 سيدة بيضاء |
| Kupa'yı sende olduğu için Enstitü'de koruma altında olman gerekiyor. | Open Subtitles | الآن لديكي الكأس ينبغي أن تعودي الى المعهد، احميها |
| Tabii, istediğin kadar kalsın sende. | Open Subtitles | طبعا ابقيها لديكي الفترة التي تريدين |
| Hala sende olup olmadığını bilmiyorum ama üstünde bütün numaralar var. | Open Subtitles | لا أعرف إذا كان لايزال لديكي أم لا |
| Aradığım ama kimsede bir arada göremediğim tüm nitelikleri sende buldum. | Open Subtitles | "أنتي لديكي كل المواصفات التي أبحث عنها في كل مكان" |
| Umarım, sende yoktur. | Open Subtitles | اتمنى الا تكون لديكي, لانه ليس لدي فاتورة... |
| Çünkü sende azim yok. | Open Subtitles | أو عارضة للأزياء، لأنه ليس لديكي طموح |
| Demek istediğim sende ikisi de yok. | Open Subtitles | لكن أقصد , إذا لم توكني لديكي أحدهم |
| Kalbimin tek anahtarı sende. | Open Subtitles | والآن لديكي المفتاح الوحيد لقلبي |
| sende ihtiyacımız olan şey var, ...ve bizde de Senin ihtiyacın olan şey var. | Open Subtitles | لديكي ما نحتاجه ولدينا ما تحتاجين اليه. |
| sende evkadını ruhu var. | Open Subtitles | .. لديكي روح ربة المنزل |
| Senin gibi iş sahibi olan biri için bunu söylemesi kolay değil mi? | Open Subtitles | حسناً، تعلمين، هذا سهل للغاية أن تقوليه وأنتي لديكي وظيفة، أليس كذلك ؟ |
| Buradasın çünkü Senin sahip olduğun yetenekle yakından ilgileniyorum. | Open Subtitles | أنتي هنا لأنني مهتم جدا بالمقدرة التي لديكي |
| Ayrıca ev arkadaşına yardım etme gücüne de sahipsin. | Open Subtitles | حسنا, انت ايضا لديكي القوة لمساعدة شريكتك في السكن |
| Eğer taşınmak istersen benim izinime sahipsin. | Open Subtitles | لديكي أذني بأن تنتقلي من عنده اذا كان هذا ما تريدينه. |