"لديكِ الكثير" - Traduction Arabe en Turc

    • çok şey var
        
    • çok şeyin var
        
    • sahipsin
        
    • Çok fazla şey
        
    • çok şey vardı
        
    Burasıyla ilgili öğrenmen gereken çok şey var tatlım. Open Subtitles لديكِ الكثير لتعلمه حول هذه المدينة , يا حلوتي
    Ama bir gün öleceksin o gün gelene kadar daha yapacağın çok şey var. Open Subtitles ولكن اعلم انه سيحدث و حتى ذلك الوقت لديكِ الكثير لتفعليه
    Düğün için yapılacak çok şey var! Open Subtitles لديكِ الكثير لتفعليه من أجل حفل الزواج
    Kaybedecek çok şeyin var ve seni mutlu edecek erkek ben değilim. Open Subtitles لديكِ الكثير لتخسريه, و أنا لست بالرجل الذي سيجعلك سعيدة.
    Öğrenecek çok şeyin var. Zamanın da çok az. Open Subtitles تعالي، لديكِ الكثير لتتعلميه والوقت قصير
    Bak, hâlâ büyük oyunculara ve yeni yeteneklere sahipsin. Belki de görev dağılımı yaparken, oyuncularının yerlerini değiştirmelisin. Open Subtitles أنظرى,لازال لديكِ الكثير من اللاعبين ذوات المهارات ربما عليكِ التعديل من الوضع فقط.
    Biliyorum, çözmen gereken Çok fazla şey var. Open Subtitles أعلم أن لديكِ الكثير لتكتشفيه ، فقط أريدكِ أنتأخذيوقتكٍوتفكرينحقاً ..
    Baş etmen gereken çok şey vardı anne. Zamanı doğru gelmedi. Open Subtitles كان لديكِ الكثير من الامور للتعامل معها يا أمي لم يكن الوقت المناسب لهذا
    Düzene sokman gereken çok şey var. Open Subtitles يبدو أنَّ لديكِ الكثير لترتيبه
    Okuman gereken çok şey var. Open Subtitles لديكِ الكثير لتقرأيه
    Öğreneceğin çok şey var. Open Subtitles لديكِ الكثير لتتعلميه
    Başında çok şey var biliyorum. Open Subtitles -أعلم أن لديكِ الكثير من الأمور لتتدبريها .
    Öğrenmen gereken çok şey var. Open Subtitles لديكِ الكثير لتتعلميه
    Benden öğrenmen gereken çok şey var. Open Subtitles لديكِ الكثير لتتعلميه مني
    Belli ki söyleyecek çok şeyin var. Open Subtitles أتعلم ، لديكِ الكثير لتخبريني به
    Gecenin keyfini çıkar. Kutlayacak çok şeyin var. Open Subtitles استمتعى بالليلة لديكِ الكثير لتحتفلى به
    Öğrenecek çok şeyin var ama fazla vaktimiz yok Katia. Open Subtitles ‫لديكِ الكثير لتتعلميه، يا (كاتيا). ‫ليس لدينا متسع من الوقت.
    İyi hissedebileceğin çok şeyin var. Open Subtitles لديكِ الكثير لنشعري بالسعادة بشأنه
    - Mantıktan çok cesarete sahipsin kızım, biliyor muydun? Open Subtitles لديكِ الكثير من الجرأة, أكثر من كونك عقلانية هل تعلمين هذا يافتاة؟
    Çok fazla şey yaşadın değil mi? Open Subtitles لقد كان لديكِ الكثير من ذلك في حياتِكِ، أليس كذلك؟
    Oturtman gereken çok şey vardı. Open Subtitles كان لديكِ الكثير للتفكير به

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus