Burasıyla ilgili öğrenmen gereken çok şey var tatlım. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتعلمه حول هذه المدينة , يا حلوتي |
Ama bir gün öleceksin o gün gelene kadar daha yapacağın çok şey var. | Open Subtitles | ولكن اعلم انه سيحدث و حتى ذلك الوقت لديكِ الكثير لتفعليه |
Düğün için yapılacak çok şey var! | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتفعليه من أجل حفل الزواج |
Kaybedecek çok şeyin var ve seni mutlu edecek erkek ben değilim. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتخسريه, و أنا لست بالرجل الذي سيجعلك سعيدة. |
Öğrenecek çok şeyin var. Zamanın da çok az. | Open Subtitles | تعالي، لديكِ الكثير لتتعلميه والوقت قصير |
Bak, hâlâ büyük oyunculara ve yeni yeteneklere sahipsin. Belki de görev dağılımı yaparken, oyuncularının yerlerini değiştirmelisin. | Open Subtitles | أنظرى,لازال لديكِ الكثير من اللاعبين ذوات المهارات ربما عليكِ التعديل من الوضع فقط. |
Biliyorum, çözmen gereken Çok fazla şey var. | Open Subtitles | أعلم أن لديكِ الكثير لتكتشفيه ، فقط أريدكِ أنتأخذيوقتكٍوتفكرينحقاً .. |
Baş etmen gereken çok şey vardı anne. Zamanı doğru gelmedi. | Open Subtitles | كان لديكِ الكثير من الامور للتعامل معها يا أمي لم يكن الوقت المناسب لهذا |
Düzene sokman gereken çok şey var. | Open Subtitles | يبدو أنَّ لديكِ الكثير لترتيبه |
Okuman gereken çok şey var. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتقرأيه |
Öğreneceğin çok şey var. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتتعلميه |
Başında çok şey var biliyorum. | Open Subtitles | -أعلم أن لديكِ الكثير من الأمور لتتدبريها . |
Öğrenmen gereken çok şey var. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتتعلميه |
Benden öğrenmen gereken çok şey var. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتتعلميه مني |
Belli ki söyleyecek çok şeyin var. | Open Subtitles | أتعلم ، لديكِ الكثير لتخبريني به |
Gecenin keyfini çıkar. Kutlayacak çok şeyin var. | Open Subtitles | استمتعى بالليلة لديكِ الكثير لتحتفلى به |
Öğrenecek çok şeyin var ama fazla vaktimiz yok Katia. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لتتعلميه، يا (كاتيا). ليس لدينا متسع من الوقت. |
İyi hissedebileceğin çok şeyin var. | Open Subtitles | لديكِ الكثير لنشعري بالسعادة بشأنه |
- Mantıktan çok cesarete sahipsin kızım, biliyor muydun? | Open Subtitles | لديكِ الكثير من الجرأة, أكثر من كونك عقلانية هل تعلمين هذا يافتاة؟ |
Çok fazla şey yaşadın değil mi? | Open Subtitles | لقد كان لديكِ الكثير من ذلك في حياتِكِ، أليس كذلك؟ |
Oturtman gereken çok şey vardı. | Open Subtitles | كان لديكِ الكثير للتفكير به |