- Senin seçeneklerin var kardeşim. - Senin de var. | Open Subtitles | ـ لديك خيارات يا أخي ـ وأنت أيضاً لديك خيارات |
- Daha erken... Hâlâ seçeneklerin var. | Open Subtitles | حسناً، الوقت لا يزال مبكراً لديك خيارات |
Bu göbekle, fazla seçeneğin yok. | Open Subtitles | ابقي في المنتصف جيمبو ليس لديك خيارات كثيرة |
Ama sen, şu an bulunduğun yerde, başka hiçbir seçeneğin yok. | Open Subtitles | و لكن أنت، و ما أنت فيه الآن ليس لديك خيارات أخرى |
Buna hazır değil. Başka seçenekleriniz olmalı. | Open Subtitles | ،إنها ليست مستعدة لهذا لا بد بأن لديك خيارات أخرى |
Başka seçenekleriniz olmalı. Tek şansımız o. | Open Subtitles | لا بد من أنه لديك خيارات أخرى |
Evet, ama evlat senin onlardan çok daha fazla seçeneğin var. | Open Subtitles | أجل , ولكن يا فتى لديك خيارات كثيرة , لم تكن متاحة لديهم |
En iyisi olmadığımı düşünüyorsan Başka seçeneklerin de var. | Open Subtitles | حسنا، اذا لم استطع مساعدة نفسي في أن اكون الافضل انتي لديك خيارات |
Hayır,hayır,hayır. Elbette seçeneklerin var. | Open Subtitles | لا, لا لديك خيارات |
seçeneklerin var. | Open Subtitles | لكن أنت لديك خيارات |
En azından seçeneklerin var. | Open Subtitles | على الأقل لديك خيارات. |
Elinde seçeneklerin var. | Open Subtitles | لديك خيارات الآن |
- Frankie, seçeneklerin var. | Open Subtitles | - فرانكي, لديك خيارات . |
Hangisine inanırsan inan, fazla seçeneğin yok. | Open Subtitles | مهما تقول أنا لا أرى لديك خيارات كثيرة. |
Ne yazık ki önünde bir sürü seçeneğin yok. | Open Subtitles | ليس وكأن لديك خيارات كثيرة الآن |
seçeneğin yok. | Open Subtitles | ليس لديك خيارات |
Şaşırmadım yani. Pekâlâ, birkaç seçeneğin var. | Open Subtitles | حسنًا، لديك خيارات قليلة تفكّري بها |
Şimdi evlat, bir seçeneğin var. | Open Subtitles | الآن، يا بني لديك خيارات |
Başka seçeneklerin de var. | Open Subtitles | لديك خيارات أخرى |
Başka seçeneklerin de var. | Open Subtitles | لديك خيارات. |