| Yoksa utanması gereken bir şey olur çünkü sevgilisi korkağın tekidir. | Open Subtitles | . ما عدا ذلك لديها شئ لتخجل بسببه . لأن بعد ذلك , لديها صديق جبان |
| Bilirsin uğraşmayı severim. Onda diğer kızlarda olmayan bir şey var. | Open Subtitles | أنت تعلم أننى أحب التحدى ، إنها فقط لديها شئ لا يوجد لدى أى فتاة أخرى ، أتعلم ما أعنيه ؟ |
| Uyuşturucu yutmuş olsa başka bir şey yiyip içemez. | Open Subtitles | إن كانت ابتعلت البضاعة فلن يكون لديها شئ آخر |
| Yetimhane müdürüde görmek isteyeceğiniz bir şeyi var! | Open Subtitles | مديرة ملجأ الأيتام لديها شئ يجب أن تلقي نظرة عليه |
| Onun da sana karşı bir şeyi varsa öğrenmeliydin | Open Subtitles | فقط حاولت العبث بحقيبتها لمعرفة ما اذا كان لديها شئ لك أنت ايضا |
| Countee'nin söylemek zorunda olduğu bir şey var. | Open Subtitles | كاونتي لديها شئ هي يجب أن تقوله |
| Çıkıyorum ben. Polislerin elinde bir şey yok. | Open Subtitles | سأخرج من هنا الشرطة ليسَ لديها شئ ضدي |
| Kızımın dirilişi ile ilgili bir şey yapacağını mı sanıyorsun? | Open Subtitles | أحقاً تعتقد بأن (بيرلين) لديها شئ لتفعله مع بعث ابنتي؟ |
| - Patrick, Karen annenle ilgili bir şey söyleyecek sana. | Open Subtitles | -باتريك), (كارين) لديها شئ تخبرك به عن أمك) |
| O gün Sophie'nin elinde değerli bir şey yoktu. | Open Subtitles | صوفي) لم يكن لديها شئ ثمين ) ذلك اليوم ايضاً |
| Senin aleyhinde bir şey biliyor değil mi? | Open Subtitles | هل لديها شئ ضدك ؟ أليس كذلك ؟ |
| Cristina benden bir şey aldı ve senden, onu geri almanı istiyorum. | Open Subtitles | (كريستينا)، لديها شئ يخصني و أحتاج لإسترجاعه |
| Kev, annen sana bir şey söylemek istiyordu. | Open Subtitles | كيف , ماما لديها شئ تقوله لك |
| Aralarında size lazım olan bir şey mi vardı? | Open Subtitles | هل لديها شئ تريده ؟ |
| Onda bana gereken bir şey var. | Open Subtitles | لديها شئ احتاجه |
| Rose sana yiyecek bir şey hazırlayacak. | Open Subtitles | احضر للمنزل " روز " لديها شئ لتأكله |
| Saklayacak bir şeyi yokken, basında soruşturmanızla ilgisi olduğunun ima edilmesini istemez. | Open Subtitles | وبينما هى ليس لديها شئ لتخفيه فهى بالتأكيد لا ترغب بأن يتم النشر فى الصحف بأن لها أى علاقه بالتحقيق الجارى |
| Acaba bizim anlamadığımız bir şeyi mi anlamıştı? | Open Subtitles | هل لم تفكرّي قط ، أنّه كان لديها شئ ما ليس عندنا ؟ |
| Bize anlatacak bir şeyi olan yüz trilyon hücre. | Open Subtitles | وكل خليه من المئة مليون لديها شئ لتخبرنا به . |
| Tabi Bayan Schade'in saklayacak bir şeyi yoksa. | Open Subtitles | إلا إذا كانت الآنسة "شايد" لديها شئ لتخفيه |
| - Londra'daki CZN'nin muhabiriyim. - Müvekkilimin söyleyecek bir şeyi yok. | Open Subtitles | انا مراسله للسي زد ان في لندن- عميلتي ليس لديها شئ لتقوله- |