"لديها شيئاً" - Traduction Arabe en Turc

    • bir şey
        
    • bir şeyi
        
    Adam Lana'da ona ait bir şey olduğunu söyleyip durdu. Open Subtitles أدم أستمر في قول بأن لانا لديها شيئاً يعود له
    Zannedersem bu çiçeklerin özünde rahatsız edici bir şey var. Open Subtitles أعتقد أن هذه الزهور لديها شيئاً متأصلاً يجعلها مقززة
    Ama elinde değerli bir şey olduğundan bahsetmiştir? Hayır. Open Subtitles ولكن هل ذكرت ابنتك أنّ لديها شيئاً قيّماً؟
    Adli tabibe uğrayıp Prentiss için bir şey alacağım, ama sabah ilk iş gidip 1-2 gün kalacağım. Open Subtitles سأذهب لمكتب الطبيبة الشرعية لعل لديها شيئاً تستغله برنيتس لكني سأغادر أول الصباح و اقضي يوماً او اثنين
    ...çünkü az önce bir muhabire "söyleyecek bir şeyi varsa çıkıp söylemesi gerektiğini" anlattım. Open Subtitles لأنني أخبرت صحفية تواً بأنه إذا كان لديها شيئاً لتقوله فما عليها إلا أن تخرج و تقوله
    İşimize yarayabilecek bir şey için olabilir örneğin yeni bir ilaç veya kimyevi madde gibi; ya da belki doğanın hayal bile edemeyeceğimiz yöntemlerle kendini çeşitlendirmesi ve yaşamı idamesinin canlı bir kanıtı olduğu içindir. Open Subtitles حسناً، لعلّ لديها شيئاً نحتاجُه، كدواء أو مُستضر جديد، أو ربّما لأنها دلالة حيّة على قدرة الخالق المُصوّر.. على إبداع الخلق وّ الحياة بأشكال لا نتصوّرها حتى.
    Söyleyeceği önemli bir şey olduğunu söyledi. Open Subtitles تقولُ أنَ لديها شيئاً هاماً تُخبرني بِه
    -Onda bana ait bir şey var. -Kesinlikle burada değil. Open Subtitles لديها شيئاً يعود لي - حسناً من الواضح بأنها ليست هنا -
    Normalde bu gibi durumlarda kızı onunla ilgili utandırıcı bir şey bulup ona göstermek için kızı takip ederdim ama bu zaten başlangıç noktamız olduğu-- Open Subtitles أتتبّع الفتاة كي أجد لديها شيئاً مخجلاً أواجهه به ...لكن بما أنّ هذه هي بدايتنا
    Bak. Annesi bir şey biliyor. Open Subtitles إسمع، تلك الأم، لديها شيئاً ما.
    Ama kendi için bir şey olunca özellikle bingo için birden mucizevi şekilde iyileşiveriyor. Open Subtitles لكن عندما يكون لديها شيئاً لتفعله من أجلها، نعم، عندما تريد لعب (بينغو)، يحدث هذا التحسن الإعجازي.
    Kate'in bize göstereceği bir şey var. Open Subtitles كيت لديها شيئاً لترينا
    Babaannemde, isteyeceğiniz bir şey var. Open Subtitles جدتي لديها شيئاً ربما تريده
    Kızın elinde bir şey var. Open Subtitles هي لديها شيئاً في يديها
    Tamam geliyoruz. Abby bir şey bulmuş. Open Subtitles نحن في طريقنا, (آبي) لديها شيئاً
    Teresa bir şey söyleyecek Open Subtitles (تيريزا) لديها شيئاً تخبركم به
    Karınızda, ona Bell'i hatırlatacak bir şey olduğunu bilmek Bell'i çok memnun ederdi. Open Subtitles أعتقد أن (بيل) كانت لتسعد لتعرف أن زوجتكَ... لديها شيئاً لتتذكرها به...
    Yaşayacak bir şeyi kalmamıştı. Open Subtitles لم يكن لديها شيئاً لتعيش من أجله
    Söyleyecek bir şeyi olduğunu biliyordum. Open Subtitles لقد علمت أن لديها شيئاً لتقوله
    - Kaybedecek bir şeyi varsa iş değişir. Open Subtitles ألا إذا كان لديها شيئاً تخشى خسارته.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus