| Onu izleyen insanlar var, ama şimdiye kadar hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لدي أشخاص يراقبونه عن بعد لم نحصل على شيء بعد مده |
| Bak, içeride insanlar var, misafirler, konuşmam gerek o yüzden lütfen beni bağışla. | Open Subtitles | اسمعي، لدي أشخاص في الداخل ضيوف، ويجب أن أتحدث إليهم لذا اعذريني رجاء |
| Elimde küresel oylamayı kazanmış harika insanlar var. | TED | لدي أشخاص رائعون هنا فازوا بنتيجة التصويت العالمي. |
| Evet, dinliyorum. Sokaklarda yaşayan adamlarım var, yıkık dökük evlerde. | Open Subtitles | أجل أنا أصغي، لدي أشخاص يتحققون من مراكز السمسرة |
| Ama ben fikrimi değiştirmem. Bunun için adamlarım var. | Open Subtitles | لكن أنا لا أغير رأيي لدي أشخاص لمثل هذه الأمور |
| Bana güvenen lanet olası insanlar var. Bilgisayarım ise dondu. | Open Subtitles | لدي أشخاص يعتمدون علي وقد توقف حاسوبي عن العمل |
| Arayabileceğim insanlar var. | Open Subtitles | لدي أشخاص أستطيع الاتصال بهم. لدي عائلة. |
| Onu arayan insanlar var dışarda. Önce onu bulman gerekiyordu. | Open Subtitles | لدي أشخاص يبحثون عنها يجب أن أجدها أولاً |
| Zaten başımın belaya girmesini akbaba gibi bekleyen insanlar var. - Narkotik de dahil. | Open Subtitles | ناهيك عن أن لدي أشخاص على عداوة معي ويريدون إيجاد أي شي ضدي ومن ضمنهم إدارة مكافحة المخدرات |
| İlgilenmem gereken insanlar var ve sen onlardan biri değilsin. | Open Subtitles | لدي أشخاص عليّ الاهتمام بهم وأنت لست واحدًا منهم |
| Bir ailem var. Bana bel bağlamış insanlar var. | Open Subtitles | لدي عائلة، لدي أشخاص يعتمدون علي. |
| Şimdi gitmeliyim. İlgilenmem gereken insanlar var. | Open Subtitles | علي الذهاب، لأن لدي أشخاص آخرين |
| İster inanın ister inanmayın, beni özleyen insanlar var. | Open Subtitles | صدقوا أو لا تصدقوا، لدي أشخاص يفتقدوني. |
| Benimle ilgilenen insanlar var. | Open Subtitles | لتلك العوائل. لدي أشخاص يقومون برعايتي. |
| Nerede olduğumu bilmek isteyen insanlar var. | Open Subtitles | لدي أشخاص مهتمين بمعرفة أين أكون |
| Dışarıda onu arayan insanlar var. Önce ben bulmam lazım onu. Telefonuna bakmıyor. | Open Subtitles | لدي أشخاص يبحثون عنها" "عليّ أن أجدها أولاً |
| Telefonumu bekleyen adamlarım var ve eğer benden haber alamazlarsa... | Open Subtitles | الآن لدي أشخاص ينتظرون مني مكالمة، وإذا هم لم يسمعوا مني شيئاً، حسناً، |
| Burayı gözetleyen adamlarım var, yani sizler burada güvendesiniz. | Open Subtitles | لدي أشخاص يراقبون المبنى لذا أنتِ والأطفال بأمان هنا |
| Bu iş için eğitilmiş olan adamlarım var. | Open Subtitles | اسمعي, لدي أشخاص مدربين لفعل هذا |
| İçeride adamlarım var. | Open Subtitles | لدي أشخاص في الداخل يتولون الامر |