Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك اياه |
Sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Tek kelime daha yok dedim ama bir şey söylemem gerek. | Open Subtitles | قلت أن نصمت، لكن... لدي شيء لأخبرك إياه |
sana birşey söyleyeceğim. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Sana söyleyeceğim bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك اياه |
Benim de Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به أيضاً |
Kenny, Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك إياه |
Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به. |
Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به. |
- Judy, Sana söylemem gereken bir şey var. | Open Subtitles | - جودي، لدي شيء لأخبرك به |
Kurt, Sana söylemek istediğim bir şey var ve yüz yüze konuşmak istediğim için buraya kadar geldim. | Open Subtitles | (كورت) لدي شيء لأخبرك إياه، وأتيت إلى هنا لأنه نوع من الأشياء التي أود أن أخبرك بها وجهاً لوجه. |
Sana bir şey söylemem lazım. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك به |
- Sana bir şey söylemem gerek. - Söyle. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك إياه |
Ben de sana birşey söyleyeceğim. | Open Subtitles | بل أنا لدي شيء لأخبرك به |
Sam, sana birşey söyleyeceğim. | Open Subtitles | (سام) ، لدي شيء لأخبرك |
Benim de sana söyleyeceğim bir şey var. | Open Subtitles | لدي شيء لأخبرك إياه. |