| - Yoo herşey harika gidiyor. Ağlayıp, çişini yapan, zırıldayan ve kendime hiç vakit ayıramamamı sağlayan bir çocuğum var. | Open Subtitles | لدي طفل يبكي و يتبول و يشكو لا يعطيني وقت لنفسي |
| Şimdi, halen büyütmek zorunda olduğum bir çocuğum var çünkü çekici olmayan bir bakıcı bulabilmiş değilim. | Open Subtitles | والآن لازال لدي طفل يحتاج لرعايتي لأنني لم أجد حتى الآن مربية غير جذابة |
| Evlat edinemeyiz çünkü benim halihazırda Başkan Fitzgerald Grant adında bir bebeğim var zaten. | Open Subtitles | لا يمكن أن يكون لي طفل معك، لأنه لدي طفل بالفعل، وهو الرئيس فيتزجيرالد غرانت. |
| Gençken yaptığım bir hatadan dolayı dışarıda bir yerlerde bir oğlum var. | Open Subtitles | لدي طفل في مكان ما بسبب خطأ قمت به عندما كنت مراهقاً |
| Onunla çocuk sahibi olmak için heyecanlanıyordum. | Open Subtitles | كنا سنحظى لقد متحمسة لأن يكون لدي طفل برفقته |
| Çünkü şu an aşağıda kafası dağıtılmış bir çocuk var. | Open Subtitles | لأن الآن لدي طفل في الطابق السفلي مع رأسه المحطّم |
| İlk karımdan on ve sekiz yaşında iki çocuğum var. | Open Subtitles | انا لدي طفل عمره عشر سنوات واخر عمره ثمان سنوات من زوجتي الاولى |
| Benim kendi çocuğum var. Bunu biliyorsun. Çocuk kaçırmam ben. | Open Subtitles | أنا لدي طفل و أنت تعرف و أنا لا أختطف الأطفال |
| 6 aylık bir çocuğum var ve bütün bunları uyumadan yapıyorum. | Open Subtitles | لدي طفل عمرهُ 6 اشهر في المنزل لذا أنا أقوم بهذا العمل بلا نوم |
| 10 yaşında bir çocuğum var ve benimle dört gündür konuşmuyor. | Open Subtitles | لدي طفل في العاشرة لم يتحدث معي منذ أربعة أيام |
| Ama dışarıda bakamadığım bir çocuğum var, çünkü boktan avukatım ve bölge savcısı beni sikip şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezası verdiler. | Open Subtitles | لكنني لدي طفل هُناك لن أتمكنمنتربيتهبسبب.. |
| Su çiçeği çıkaran bir bebeğim var. | Open Subtitles | لدي طفل يمر بمرض الجدري بالأسفل |
| bir bebeğim var lan! Bir daire aldım. | Open Subtitles | لدي طفل وإشتريت شقّة قبل فترة وجيزة |
| bir bebeğim var. Evliliğim harika gidiyor. | Open Subtitles | لدي طفل ، زواجي يسير بأحسن حال |
| Beni sabahın 5 buçuğunda uyandıran küçük bir oğlum var. | Open Subtitles | لدي طفل يجب على أن أوقضه الساعة 5: 30 صباحاً |
| Yedi yaşında bir oğlum var ve benim harika biri olduğumu düşünüyor. | Open Subtitles | لدي طفل إنه في 7 من العمر و إنه يعتقد بأنني عملاق |
| Altı tane kendini temizleyen lazımlığım var ve bir çocuğum bile yok. | Open Subtitles | لدي ستة صناديق للتنظيف الذاتي وأنا ليس لدي طفل حتى |
| Aramızda kötü geçmiş olabilen şeylerin çoğunluğu çocuğumuz olmaması ve bir kadın olarak, ...benim bir çocuk sahibi olmamamdan kaynaklanıyor. | Open Subtitles | الكثير من الخلافات والمشاكل التي تحدث بيننا سببها أنه ليس لدينا أطفال، انني كإمرأة، ليس لدي طفل. |
| Orada bir çocuk var. Ben polisim. | Open Subtitles | أجل, أعلم ذلك لدي طفل بالداخل, أنا شرطية |
| Ben evliliğimi kurtarmak için çocuk yaptım sen ise evlenmek için çocuk yapıyorsun. | Open Subtitles | كان لدي طفل لإنقاذ الزواج وانتِ تملكين واحد لضمان واحداً |
| Ama şimdi rahmimde bir bebek var ve bunu sorun ettiği aşikâr. | Open Subtitles | لكن الآن لدي طفل في رحمي، ومن الواضح أنه غير موافق على ذلك. |