| Bay.Mccloud ben sınava pek çalışamadım ama iyi bir mazeretim var | Open Subtitles | Mr. McCloud, لم اذاكر الامتحان, لكن لدي عذر جيد. |
| İyi bir mazeretim var. | Open Subtitles | لقد كان لدي عذر جيد |
| Geciktiğim için üzgünüm ama iyi bir mazeretim var. | Open Subtitles | آسف للتأخير لكن لدي عذر جيد |
| Elbette, başka bir yerdeydim. | Open Subtitles | بالتأكيد، أجل، لدي عذر |
| Dün gece başka bir yerdeydim. | Open Subtitles | لدي عذر بخصوص البارحة |
| Benim de korkuyor oluşumdan başka bahanem yok. | Open Subtitles | و ليس لدي عذر غير أنني أنا أيضاً كنت خائفة. |
| Böylece, biraz halsiz dönersem eğer, iyi bir bahanem olur. | Open Subtitles | و بهذا الشكل, لو عدت ضعيفاً سيكون لدي عذر جيد |
| Yemek yapamama gibi bir mazeretim var. | Open Subtitles | الآن لدي عذر لطهي. |
| İyi bir mazeretim var. | Open Subtitles | لقد كان لدي عذر جيد |
| Ama... güzel bir mazeretim var. | Open Subtitles | أنا آسف. لكن... لدي عذر جيد. |
| - Eğer yakalanırsam, bir mazeretim var. - Nedir? | Open Subtitles | -إذا ألقي القبض علي، لدي عذر . |
| Çok iyi bir mazeretim var. | Open Subtitles | لدي عذر قوي. |
| - Dün gece başka bir yerdeydim. | Open Subtitles | لدي عذر بشأن ليلة الأمس. |
| Her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. Ve bunun için bir bahanem yok. | Open Subtitles | لقد أخطأت كثيرا ولم يكن لدي عذر |
| Bir bahanem yok. | Open Subtitles | لا أعرف ما حدث، ليس لدي عذر |
| Şu anda gitmek için çok iyi bir bahanem olduğunu hayal et. | Open Subtitles | تخيّل، لدي عذر فعلاً يجعلني أنسحب من هذه المحادثة |
| İyi bir bahanem var. | Open Subtitles | حسنا ً لدي عذر جيد |