| Ama oraya gönderdiğim bütün erkekler, gerizekalı o yüzden seni seçmek zorundayım. | Open Subtitles | لكن جميع الرجال الذين أرستَلهم لشغل المنصِب حمقى لذا سيكون عليكِ فعل هذا. |
| Birbirimizi tanımıyoruz, o yüzden bunu unutmamız kolay olur ama aramızda bir şeyler var. | Open Subtitles | اسمع، لا نعرف بعضنا البعض لذا سيكون من السهل جداً نسيان كل ذلك يبدو أنّ هناك أمراً ما بيننا |
| Ama vücudunun proteine ihtiyacı olacak, o yüzden bu hapları alacaksın. | Open Subtitles | لكن جسمك سيفتقد البروتين لذا سيكون عليك أخذ هذه الحبوب |
| o yüzden birkaç günlüğüne şehirden ayrılmam gerekiyor. | Open Subtitles | لذا سيكون علي أن أغادر المدينة لبضعة أيام |
| Ayrıca çıkıyoruz, o yüzden çok romantik olacak. | Open Subtitles | نحن نتواعد. لذا, سيكون هذا رومانسياً أيضاً. |
| o yüzden dışarı çıkmanı istemek zorundayım. | Open Subtitles | هذه , غرفة الغسيل هذه للمستأجرين فقط لذا سيكون عليّ أن اطلب منك المغادرة |
| şey, Londra'ya dönmem gerekiyor pazartesi sabahı için, o yüzden bize yoğun program uygulamalısınız. | Open Subtitles | حسناً, سيكون علي ان اعود إلى لندن للعمل يوم الإثنين صباحاً لذا سيكون عليك إعطائناً الدرس السريع |
| o yüzden burası polisle dolmadan önce anca 1 dakikamız falan var. | Open Subtitles | لذا سيكون لدينا دقيقة قبل أن يمتلئ المكان بالشرطة |
| o yüzden onu hemen ameliyata almamız gerek. Bailey nerede? | Open Subtitles | لذا سيكون علينا أخذها إلى غرفة العمليات في الحال. |
| Kas dokusunu geçmen gerekiyor, o yüzden daha derine inmelisin. | Open Subtitles | يجب عليكِ المضي خلال الأنسجة العضلية، لذا سيكون عليكِ المضي أعمق. |
| İki taraftan da kapalı, o yüzden basınca maruz kalırsınız. | Open Subtitles | إنّه مغلق من الجانبين لذا سيكون لديكم الضغط |
| Ben önümüzdeki bir, bir buçuk saat boyunca uygun olmayacağım belki de daha fazla sürer, o yüzden mükemmel olmalı. | Open Subtitles | حسنا , انا لن استطيع الخروج لساعة ونصف , ربما اكثر , لذا سيكون ذلك ملائما. |
| Etkinlikten bahsettiğim birkaç kişi ve Müslüman cemaati haricinde hiç kimsenin bundan haberi yok o yüzden ilginç bir seyirci kitlesi olacak. | Open Subtitles | ما عدا القليل الذين قُلت لهم لا أحد سيعلم عنه ما عدا المجتمع الإسلامي لذا سيكون الجمهور مثير للاهتمام |
| Film boyunca konuşamazsın o yüzden şu andan farkı yok. | Open Subtitles | لن يمكنك الحديث أثناء الفيلم لذا سيكون الأمر مشابها لما هو الآن |
| İki taraftan da kapalı, o yüzden basınca maruz kalırsınız. | Open Subtitles | إنّه مغلق من الجانبين لذا سيكون لديكم الضغط |
| Yakıtımız auramız olacak. o yüzden koşmaktan daha yorucudur. | Open Subtitles | سنستخدم هالتيّ طاقتينا كوقود، لذا سيكون الأمر مرهقًا أكثر مما إذا ركضنا. |
| o yüzden nekahat tesisinde bakılması daha iyi olacak. | Open Subtitles | لذا سيكون من الأفضل له أن يتم العناية به في مؤسسة |
| Bir hafta içinde inşaata başlıyoruz o yüzden işim çok yoğun. | Open Subtitles | .. سنبدأ البناء فى أسبوع لذا سيكون ممتلئ ، تدرين؟ |
| Ama bu olayın gece gerçekleştiğini biliyoruz o yüzden bu gece bile olabilir. | Open Subtitles | لكننا نعلم أن هذا سيحدث ليلاً, لذا سيكون ذلك قريباً جداً كالليله. |
| Bizimkisi Amerikan yapımı o yüzden daha iyi olacak. | Open Subtitles | حسناً، هذا سيكون أمريكي الصُنع، لذا سيكون أفضل |