| Zaten, bir bardak içmiştim o da direk Kafama gitti. | Open Subtitles | كَانَ عِنْدي قدحُ واحد، وهو إتّجهَ مباشرةً لرأسي. |
| Eğer sizi teselli edecekse efendim, bu gece Kafama bir silah doğrultuldu. | Open Subtitles | اذا كان هناك تعزية أنا ليس لدي بندقية لرأسي |
| Artık binadan sallandırılmayı, Kafama silah dayanmasını hayatımın tehlikeye girmesini istemiyorum. | Open Subtitles | لامزيد من تعليقي بالمباني، أو لأسلحة موجّهة لرأسي, أو لوضع حياتي بمسار خطر |
| Dünyadaki genç olan herkes yuvaya dönüş partisi için hazırlanırken ben kafamı incelettireceğim. | Open Subtitles | بينما كل المراهقين في العالم يستعدون لحفل العودة أنا سأخضع للتصوير المغناطيسي لرأسي |
| Vücudum neredeyse sigiyor Ama büyük Cornwall'li kafam için hiç yer yok. | Open Subtitles | جسمي يتلائم معه, لكن بالكاد فوق ليس هناك حيز لرأسي الدائري الكبير |
| Başım, vücudum ve kollarımın ayni anda rahatsız olması inanılmaz. | Open Subtitles | من المدهش كيف لرأسي وجسمي وساقيّ أن تكون غير مرتاحة في نفس الوقت |
| Şöyle yönlendirelim.Başıma bu şekilde bakıyorsunuz. | TED | نحن ننظر بهذا الاتجاه. أنتم تنظرون لرأسي هكذا. |
| Adamın biri Kafama silah dayayıp şehir merkezindeki bir binaya kadar arabayı sürmemi söyledi. | Open Subtitles | هذا الرجل صوب مسدس لرأسي وطلب مني الذهاب لمبنى وسط المدينة أقسم لك |
| Eğer Kafama doğru söylemem için bir silah dayasaydın seni de önemserdim gerçekten. | Open Subtitles | وإن كان هناك مسدس حقيقه موجه لرأسي أهتم بشأنك , أيضا |
| Dedi, Kafama silah doğrultan adam. | Open Subtitles | ادّعاء من فم الرجل .الذي يصوّب مسدسًا لرأسي |
| Kanımın içinde kimyasal reaksiyona uğrayan feromon tüm vücudumu deveran edip Kafama hücum ediyor. | Open Subtitles | التفاعل الكيميائي، الفيرمونات مواد تُفرز لجذب الجنس الآخر كل دم جسمي يندفع لرأسي |
| - Kafama girmeye çalışıyor sadece. - Yok ya, dinle bir. | Open Subtitles | إنها تحاول الوصول لرأسي فحسب - لا يا رجل، أنصت - |
| Kafama biraz destek alabilir miyim? | Open Subtitles | هل لي ببعض الدعم لرأسي لو سمحت؟ |
| Jason hakkındaki duygularımın Kafama girmesine izin verdim. | Open Subtitles | جعلت شعوري نحو جايسون يتخلل لرأسي. |
| Bunun işe yarayacağını düşünüyor- Ulan Kafama doğru geliyor! | Open Subtitles | أتعتقد أنك ... اللعنة إنه يتجه مباشرة لرأسي |
| Kafama silah doğrulttu. | Open Subtitles | لقد صوب سلاح لرأسي |
| Annem kafamı kullandığım için bana hep kızar. | Open Subtitles | أمي لا توافق على استخدامي لرأسي على الإطلاق. |
| Parayı kafamı vücudumdan ayırmak için yapılacak araştırmalara harcarım. | Open Subtitles | سأنفق المال على أبحاث حول كيفية الفصل الناجح لرأسي عن جسدي |
| kafam için bir şeye ihtiyacım var. Etrafta dolaşan bazı söylentiler vardı. | Open Subtitles | أَحتاجُ شيئا لرأسي. كانت هناك إشاعات حولنا |
| Kafamda çevirmeye başladım, ve bir şey fark ettim, "Bir saniye kafam bu şeye tam oturuyor." | TED | بدأت أدير الأمر في رأسي، ثم أدركت بعدها، "انتظر لحظة يمكن لرأسي أن يدخل في هذا الشيء." |
| Hemşire, Başım için bir şeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | أيّتها الممرضة , أحتاج شيئاً لرأسي |
| - Başıma bir şeyler oldu. | Open Subtitles | ـ شيئاً ما حدث لرأسي ـ أنتِ بخير |
| Jelly "Yok edici" Beans oradan bakıp, beynimin içine girmesi yüzünden yeteri kadar zorlanıyorum zaten. | Open Subtitles | الأمر صعب بما فيه الكفاية مع "جيلى بينز" الداعر هناك يحدق بي بالأسفل، يحاول الدخول لرأسي |