Ama umarım beni anlayabilirsin, sen benim tanımak istediğim bir kız değilsin. | Open Subtitles | , لكن آمل أنكِ تفهمين انكِ لستِ الفتاة التي أريد أن أعرفها |
Sen benim tanımak istediğim bir kız değilsin çünkü babamız seni seçti. | Open Subtitles | أنتِ لستِ الفتاة التي أريد أن أعرفها لأن والدنا اختاركِ |
Sen o kız değilsin Bir milyon yıl önce tanıştım. | Open Subtitles | لستِ الفتاة التي التقيتها منذ ملايين السنين |
- Sana göre bir adam değil ve sen de ona göre bir kız değilsin. | Open Subtitles | -ماذا، إذن؟ -إنهُ ليس الشاب المناسب لك وأنتِ لستِ الفتاة المناسبة لهُ |
Bu ailedeki tek çekici kız sen değilsin, Chloe. | Open Subtitles | حسناً، إنّكِ لستِ الفتاة الجذابة الوحيدة بالعائلة، يا (كلوي). |
Sen sandığın gibi bir kız değilsin. | Open Subtitles | لستِ الفتاة التي تخيلت أن تكوني |
Artık o komik Küçük kaba kız değilsin | Open Subtitles | "لستِ الفتاة الصغيرة المضحكة الخرقاء" |