| Cyril, tatlım yapamayacağını biliyorsun. Yeterince güçlü değilsin. | Open Subtitles | سيريل عزيزى تعرفين أنكِ لا تستطيع فعل ذلك أنتِ لست قوي بما فيه الكفاية |
| Beni sevdiğim insanlardan ayırabilecek kadar güçlü değilsin. | Open Subtitles | انت لست قوي بما فيه الكفاية لتاخذي من الاشخاص الذين احبهم |
| Sana söyleyeyim, çünkü yeterince güçlü değilsin! | Open Subtitles | أنا سأخبرك . أنت لست قوي بما فيه الكفاية! |
| Bunu yapamam. Yeterince güçlü değilim. | Open Subtitles | لا أستطيع عمل ذلك أنا لست قوي بما فيه الكفاية. |
| Kendi günah çıkarmamı dinleyecek kadar güçlü değilim. | Open Subtitles | أنا لست قوي بما فيه الكفاية لتسمع منى اعترافي |
| Ama yeterince güçlü değilsin. | Open Subtitles | ولكنّك لست قوي بما فيه الكفايَة. |
| Savaşmak için Lord Sidious'la güçlü değilsin yeterince. | Open Subtitles | لست قوي بما يكفي لمقاتلة اللورد (سيديوس) |
| Yeterince güçlü değilsin. | Open Subtitles | انت لست قوي كفاية |
| Sanırım sadece çitlikte güçlüyüm, kalben güçlü değilim. | Open Subtitles | . أعلم , أنا أفسدت الأمر أعتقد أنني قوي في المزرعة ولكنني لست قوي القلب |
| Ama sıradaki için yeterince güçlü değilim. | Open Subtitles | ولكنّي لست قوي كفاية لأي شيء سيتبع لاحقاً |
| Yeterince güçlü değilim. | Open Subtitles | أنا لست قوي جدا.. |
| Yeterince güçlü değilim. | Open Subtitles | انا لست قوي بما فيه الكفاية |