farklı değilsin. Sadece giysilerin farklı. | Open Subtitles | لست مختلفاً, أنت ترتدي ملابس مختلفة فحسب |
Onun bana yaptıklarını umursadığını sanmıştım... ama sen de ondan farklı değilsin. | Open Subtitles | حسبتك تهتمّ بما فعلته بي لكنّك لست مختلفاً عنها |
Herneyse, sen sandığın kadar da farklı değilsin. | Open Subtitles | على أية حال أنت لست مختلفاً كما تعتقد |
farklı değilim. Aynı anasının kuzusuyum. | Open Subtitles | أجل, أنا لست مختلفاً أنا ما زلت فتى الحفل الراقص القديم |
dedi. Bir diğeri de şöyle dedi: "Ben farklı değilim. Eşsiz değilim. | TED | و قال آخر، "أنا لست مختلفاً. أنا لست فريداً. |
Kardeşim, sende benden farklı değilsin. | Open Subtitles | يا أخي، أنت لست مختلفاً عنّي |
Şu an benim için atımdan farklı değilsin. | Open Subtitles | أنت لست مختلفاً عن خيولي. |
Sen de benden farklı değilsin. | Open Subtitles | ! أنت لست مختلفاً عنّي |
- farklı değilsin. | Open Subtitles | -أنت لست مختلفاً |
Eileen'in hayatındaki adamlar kadar farklı değilim. | Open Subtitles | لست مختلفاً عن بقية الرجال في حياة "روث" |
Senden farklı değilim. | Open Subtitles | لست مختلفاً عنك |
Diğerlerinden çok da farklı değilim. | Open Subtitles | انا لست مختلفاً عن الآخرين |
Ben farklı değilim. | Open Subtitles | -أنت لست مختلفاً |