Sen o kaplumbağa şeylerin nereden geldiğini bana söyleyinceye kadar kimseye bir şey borçlu değilim. | Open Subtitles | لست مدينة لأحد بشيء، حتى تخبراني بالمكان الذي أتت منه هذه السلاحف |
Size başka bir şey borçlu değilim. | Open Subtitles | لست مدينة لك بأي شيء آخر |
Bana bu öğleden sonra eşlik etmen dışında hiçbir şey borçlu değilsin. | Open Subtitles | لست مدينة لي بشئ عدا صحبتك لي في هذه الظهيرة |
Bana hiçbir şey borçlu değilsin. Çok keyifli bir geceydi. | Open Subtitles | لست مدينة لي بشيء إنه شيء مبهج |
Ayrıca size açıklamak zorunda değilim, | Open Subtitles | في الواقع، لست مدينة لكِ بتفسير |
Beni sen terk ettin, Xander. Mihrapta. Sana hiç borcum yok. | Open Subtitles | لقد تركتني يا إكساندر , عند المذبح أنا لست مدينة لك بأي شيئ |
Sana borçlu değilim. | Open Subtitles | أنا لست مدينة لك |
Bana hiçbir şey borçlu değilsin. Çok keyifli bir geceydi. | Open Subtitles | لست مدينة لي بشيء إنه شيء مبهج |
Bana özür borçlu değilsin. | Open Subtitles | لست مدينة لي بأي اعتذار |
Bana hiçbir şey borçlu değilsin. | Open Subtitles | أنت لست مدينة لي بأي شيء. |
Bana bir şey borçlu değilsin. | Open Subtitles | انتِ لست مدينة لي بشيء |
Foster bunu bana borçlu değilsin ama onu bulman gerek. | Open Subtitles | لست مدينة لي بهذا ، فوستر |
Bana hiçbir şey borçlu değilsin Chloe. | Open Subtitles | انتي لست مدينة لي بأي شيء |
Ama sana bir açıklama yapmak zorunda değilim. | Open Subtitles | ولكنني لست مدينة لك بتوضيح لحقيقة |
Sana hiç bir şey açıklamak zorunda değilim. | Open Subtitles | لست مدينة لك بأي تفسيرات |
Clark'a bir şey anlatmak zorunda değilim, Lex... özelliklede gerçeği. | Open Subtitles | لست مدينة لـ(كلارك) بشيء، (ليكس) خصوصاً الحقيقة |
Sana merhamet borcum yok. | Open Subtitles | أرجوك ولكني لست مدينة لك بالرحمة |